| Ünsüzler |
|
|
|
Anıtların dilinde aşağıdaki ünsüz fonemler kendi yansımalarını bulmuşlardır: b, g, d, z, y, k, l, m, n, ñ, ñy, p, r, s, t, ç, ş. Birleşik “kalın” ve “ince” varyantları belirtilmiştir: B ve B2, G ve G2, D ve D2, Y ve Y2, K ve K2, L ve L2, N ve N2, R ve R2, S ve S2, T ve T2.
Anıtlarda v, x,f, h, c, ts harflerine rastlanmamıştır. Z, N, Ñ, P, Ç, Ş harflerinin birleşik varyantları yansımamıştır, Kelime başında b, m, n, s, t, ç, ş, y, k harfleri kullanılabilmekte idi. Yenisey anıtlarında g, d, l, r, p harfleri ile başlayan kelimelere rastlanmamıştır. Anıtların dilinde kelime sonunda - b, d, g, gibi patlayıcı tonlu ünsüzler de dahil olmak üzere – mevcut olan tüm ünsüzler kullanılmıştır. Aşağıda Yenisey anıtlarındaki ve Çağdaş dillerdeki ünsüz uyumları gözden geçirilmektedir. I. Anıtlarda kelime başında, ortasında ve sonunda kullanılan ünsüzler: 1. “b” fonemi ( hece kadrosuna göre B ve B2 varyantlarında). Kırgızca ve Altaycada kelime başında korunmakta; Hakas ve Şor dillerinde ise birkaç yerde “p”ye dönüşmüştür. Aynı zamanda Tuva dilinde şimdi tonluluğunun az olmasıyla nitelendiriliyor, “p’den farklı olarak nefessiz telaffuz ediliyor. Şartlı olarak onu “yarı tonlu”, “geçici” ya da zayıf diye adlandırabiliriz. Böylece kelime başındaki “b” bir taraftan Tuvacada diğer taraftan Kırgızca ve Altaycada nitelik bakımından farlılık kazanmıştır. Tonluluk derecesine göre onları yukarıdan aşağıya şöyle sıralayabiliriz: 1) Yenis. , Kırg. , Alt. 2) Tuva. 3) Hak. , Şor. (b > p). Yenisey anıtlarında kelime başındaki “b” yi karşılayan örnekler: Yenis. bar = Tuva. , Kırg. , Alt. bar = Hak. , Şor. par – var, bulunmakta; Yenis. bas- = Tuva. , Kırg. , Alt. bas- = Hak. , Şor. pas- – basmak, sıkmak; Yenis. baş = Tuva. , Kırg. , Alt. baş = Hak. pas = Şor. paş – baş; Yenis. beg = Tuva. beg = Kırg. bek = Alt. biy = Hak. pig = Şor. pek – bey, prens ( Hak. - başkan, yönetici). Anıtların dilinde iki ağız grubu dikkati çekmektedir: a) Kelime başında nazal ünsüzlerden önce “b” ile b) aynı durumda nazallaşan “m” ile başlayan (“b”nin yerine). Gözden geçirilen mevcut dillerde nazallaşma devam etmektedir. Onun için geniz ünsüzlerinden önce b > m: Yenis. baña = Tuva. meñee = Kırg. , Hak. maga = Şor. maaga = Alt. mege (n > ñ değişimiyle) - bana; Yenis. ben ve men = Tuva. , Kırg. , Şor. , Alt. men = Hak. min – ben; Yenis. beñgü (ve meñgü) = Tuva. möñge = Kırg. mañgi = Hak. , Şor. möge = Alt. möñkü – ebedî, ölümsüz; Yenis. biñ (ve miñ) = Tuva. , Hak. , Şor. , Alt. muñ = Kırg. miñ – bin. Tuva ve Altay dillerindeki kelimelerin bir kısmında başka şartlartdan dolayı da “b” nin yerine “b” ortaya çıkmıştır: balta > Alt. malta – balta; baatır > Tuva. maadır – kahraman, bahadır. Şor dilinde ise b > p > m : börü > pörü > mörü – kurt, büyük > mözük – büyük; ters şekilleri de vardır: mergen ║ pergen – avcı, mus = pus – buz vb. Yenisey döneminde “b”nin genizsileşme süreci ağızların bir kısmında kendi yansımasını almakla bitmeyerek daha sonraları tamamlanmıştır. Fakat Kıpçak dillerinin doğrudan ve güçlü etkisinin dışında kalan Tuva ve Şor dillerinde bu olay kendini gösterdiğine göre bunun Kıpçakçalaşma ile ifade edilmesi söz konusu değildir. Kırgız dilinin Tyan-Şan döneminde kelime başındaki “b”, “p”den ortaya çıkmıştır. Bu, Kırgız dilinin kuzey ağızlarına Özbekçe’den, Tatarca’dan ve Tacikçe’den giren Arap-Fars kökenli kelimelerde ve Ekim Devrimi’nden önceki ve sonraki yıllarda Rusçadan giren kelimelerde de görülmektedir: payda (“fayda” dan) > bayda – fayda; pil (“fil”den) > bil – fil; pamoşnik > bömöştük (kelimenin eski fonetik varyantı) – yardımcı vb. Tuvacada “b” iki ünlü arasında çift dudak ünsüzü “v” ye dönüşür: Yenis. kabay > Tuva. kavay – beşik. Tuva. sava < saba – kap-kaçak; tavak < tabak – tabak; ecivis – arkadaşımız (burada iyelik eki tarihi yönden – “bis” – biz’e yöneliyor). Kırgız dilinin ağızları arasında yine etimolojik “b”nin zayıflama ve onun çift dudak “w”sine dönüşme eğilimi vardır. Ayrıca “a”ların arasında veya “a”dan önce: aba ve ava – hava; cazıp catat > cazıbatat > cazıvatat – yazıyor (şimdiki zaman) vb. Benzer bir olay Şor dilinde de gözlenmektedir. Ekim Devrimi’nden önce şekillenen çağdaş dillerde “b” kullanılmamakta, onun yerini “p” almakta idi. Önce “p” olarak telaffuz edilen “b” (örn. klub) Ekim Devrimi sonrasında grafiksel olarak gösterilmeye başlanmıştır. Fakat şimdi grafiğin etkisiyle kendi tonlu şekliyle telaffuz edilmektedir. Bununla birlikte şunun da vurgulanması gerekir ki, Sovyetler döneminde Hakas ve Şor dillerine Rus dilinden “b” ile başlayan oldukça çok kelime girmiştir. Böylece N. A. Bakakov ve A. İ İnkijekova – Grekul’un “Hakasça-Rusça Sözlük”ünde (Hakassko-russkiy slovar) “b” harfinde 300’e yakın kelime (türemiş kelimeler de dahil) belirtilmiştir. 2. “m” fonemi (M): Yenisey anıtlarında kelime başında sadece 5 kelimede rastlanmıştır: men – ben (diyalektlerdeki “ben”in yanı sıra), meñku ( ve bengü) – ebedi, ölümsüz, miñ (ve biñ) – bin, mügüz – boynuz, mar (?) – öğretici, öğütçü. Elbette o dönemin dilinde “m” ile başlaya çok sayıda kelime vardır fakat bunlar anıtlarda saptanmamıştır. Okunuşu şüphe uyandıran “mar” kelimesi dışında (2 numaralı anıtın metninde) tüm durumlarda Yenisey diyalektinde kelime başında yer alan “m” ile Yenisey grubunun çağdaş dillerindeki “m” uygunluk göstermektedir. Tuva. , Kırg. , Alt. , Şor. men = hak. min – ben; Tuva. möñge = Kırg. mañgi = Hak. möge = Şor. mögü = Alt. Möñku – ebedi, ölümsüz; Tuva. , Hak. , Şor. , Alt. müñ = Kırg. miñ – bin; Tuva. mıyas = Kırg. müyüz = Hak. , Şor. Alt. müüs – boynuz. İlk üç olayda kelime başındaki “m”, “b” nin burun ünsüzlerinden önce genizsilleşmesi ve bazı başka ünsüzlerin heceyi kapatması sonucunda ortaya çıkmıştır. Anıtlara yansıyan şivelerin bir kısmı için tipik bir durum olan bu olay gözden geçirilen mevcut dillerde de tam bir uygunluk göstermektedir ( bk. “b” fonemi hakkında). Fakat kelime başındaki “m” kendi kendine de bir karakter taşımış ve taşımaktadır: Kırg., Tuva., Alt., Hak. mal – hayvan; Kırg. , Alt. may – yağ vb. Çok sayıda alıntı kelimelerle birlikte de benimsenmiştir ( Kırgızcadaki Moğolca, Arapça, Farsça ve Rusça kelimelerle). Örneğin, Kırgız dilinde mañday ( Moğolca magnay) – alın; mayıp ( Arapça’dan) – sakat; mart ( Farsça’dan) – yiğit, cesur; meer ( Farsça’dan) – istidat, sempati; master, maşina ( Rusçadan). Bir de “f > p > m” değişimi olan meş – soba ve mamili – aile ( çayı). Tuva dilinde: maytak – eğri ayaklı ( Moğol. maytgar – topal); mañgırzın – yaban sarımsağı ( Moğol. mangir – yaban soğanı); Rusçadan: magazin – mağaza, may – mayıs, medal – madalya vb. Gerek Yenisey dilinde ve gerekse gözden geçirilen çağdaş dillerde “m” kelime ortasında ünsüzlerle birlikte kullanılmış ve kullanılmaktadır. Yenis. tamga = Tuva. , Hak. , Şor. , Alt. tañma = Kırg. tamga – damga, mühür, işaret (Kırg. - harf). İki ünlü arasında ve kök sonunda bir kaç kelimede rastlanmıştır: emik – sıcaklık (Şor. eem); Kümülüg – rahmetli, gömülmüş, defnedilmiş; Kümüş- gümüş ( Tuva. ağızlarında, Kırg. , Alt. , Şor. kümüş = Hak. kümüs); Küm – söylentiler Çağdaş dillerde “m”nin kullanım alanı gözden geçirilen durumlarda genişlemiştir: Tuva. ama – yaprak; dımıradıg – çise; imirtiñne – karanlık çökmek; kımıy – tam o; kamertom – diyapozon; im – jest; kam – özen; kım? – kim? vb. Kırg. emi – şimdi; keme – gemi; ömür – ömür; mamık – tüy; kıma – mızrak ucu; saman – saman; tamak – yemek; kum – kum; şam – lamba, mum; tam – duvar, ev vb. “m” ünsüzü değişik dönemlerdeki Türk dillerinin eklerinde geniş ölçüde yaygınlaşmıştır. Sonu “m” ile biten birçok kelime –gramm kelimesinde olduğu gibi (çift “mm” de dahil olmak üzere)- Türk dillerine Rusça kanalıyla girmiştir (Tuv. , Kırg. , Hak. Şor. , Alt.). 3. “n” (N, N2) fonemi: Yenisey anıtlarında sadece çözülmüş üç kelimenin başında (narsügür – hizmetçi, nine – anne, ne? – ne?) ve şüpheli üç durumda (nal2mşzy, niüm, nrgy) gösterilmiştir. Anlaşılan o dönemlerde “n” fonemi kelime başında çok az kullanılıyordu. Çağdaş dillerde “n” ile başlayan kelimelerin sayısı buna ispat olabilir. Tuva dilinde “n” ile başlayan kelimeler ya Moğol kökenli ya da Rusçadan giren kelimelerdir. Demek ki bu kelimeler Tuva diline yakın zamanlarda yerleşmişler. Moğolca kelimeler orta yüzyıllarda, Rusçadan giren kelimeler ise Ekim Devrimi’nden önce ve sonraki dönemlerde girmiştir. Moğolca kelimelerden örnekler: nom – kitap, nayır – bayram, nazın – yaş, niiti – genel vb. Rusçadan geçen bazı kelimeler: navigatsiya – denizcilik, natura – karakter, naçalnik – başkan, neytralitet – tarafsızlık, neft – petrol, notariur – noter, vb. Hakas dilindeki birkaç kelimede kelime başındaki “n” genetik olarak “y”ye dönüşmektedir. F. G. İshakov “Hakas Dili” adlı kitabının 43-48. sayfalarında bununla ilgili örnekler vermektedir: yan > nan – yan, yomak > nımah (Kırg. comok) – masal, yumurtka > nımırha – yumurta vb. Aynı durum Şor dilindeki bir kaç kelimede de bulunmaktadır. Kırgız, Tuva ve Hakas dillerinin ağızlarında şu ortak kural görülmektedir: Kelime başındaki “n” genel olarak iki heceli kelimelerde a, e, i ünlülerinden önce gelirse düşer. Kırgızcada: nayza ve aysa – mızrak, naçalnik ve açendik – başkan, narı ve arı – o tarafa, niçke ve içke – ince, nez ve ez – dikkatsiz, vb. Tuva dilinde: neleen ve eleen – yeter (Moğolca’dan geçen kelimelerde). Hakas dilinde: nime ve ime – ne, nimes ve imes, emes - değil. Tuva dilinin Todcin ağzında “l, d”, “n”nin önünde genizsilleşebilir ve “n”nin yerine “l, ç” gelebilir: nama > lama – lama, nomçuur- > domçuur- – okumak, sonun > solun – ilginç, nemeer- > çemeer- – eklemek vb. Aşağıda incelenen milli Rusça sözlükler “n” ile başlayan kelime sayısının nispeten az olduğunu göstermektedir: Tuvaca – Rusça sözlükte 138 (20 000 kelime içerisinden) Kırgızca – Rusça sözlükte 122 (25 000 kelime içerisinden) Oyrotça – Rusça sözlük 35 (10 000 kelime içerisinden) Hakasça – Rusça sözlük 294 (14 000 kelime içerisinden) Kırıgızcadaki 122 kelimenin arasında Rusçadan alıntı kelimelerin sayısı 16, Arapça-Farsça’dan 64 ve başka dillerden 42’dir. Altay dilinde “n” ile başlayan Rusça kelimelerin sayısı 9, diğer dillerden alınan kelimelerin sayısı ise 26’dır. Hakas dilinde “n” ile başlayan kelimelerin 81’i Rusçadan, geri kalan 213 kelime ise diğer yabancı dillerden alınmıştır. Bütün bunlar ilk olarak “n”nin kelime başında kullanılma derecesinin genişlemesinin Arapça-Farsça’dan (Kırgızcadan) ve Moğolca’dan kelime alınması sonucunda olduğunu; ikinci olarak da Rusçanın incelenen dillerin ve başka dillerin söz varlığını zenginleştirmede ortak kaynak olduğunu göstermektedir. Gerçekte yabancı kelime sayısı yukarıda verilenden daha çoktur. Kelime ortasında (iki ünlü arasında)ve sonunda “n”nin kullanılma normları Yenisey döneminde olduğu gibi çağdaş dönemde de aynıdır: Yenis. küni – kız arkadaş, cariye, sevgili; Tuva. , Hak. , Şor. küne- – kıskanmak; Kırg. künü (eski) – eş (çok eşlilikte); Yenis. nine – anne, nine = Kırg. , Şor. , Alt. ene – anne, Tuva. ene – nine; Yenisey ve diğer incelenen dillerde on – on; Yenis. kün = Tuva. hün, diğerlerinde kün – gün. Anıtlarda grafiksel olarak gösterilmeyen “n”nin “b” önünde dudaksıllaşması Kırgızcada yaygındır: Kırg. Alman Bet > Almambet, Asan beken? > Asambeken? – Asan mıymış? vb. “g, k” önünde “n”nin “ñ”ye dönüşmesi anıtlarda belirtilmiş ve bu olay bugünkü dillerde de görülmektedir: Yenis. beñgü, meñkü = Tuva. möñge = Kırg. mañgi = Hak. möge = Şor. möge = Alt. möñkü –ebedi, ölümsüz; Moğol. mönh – ölümsüz (burada “h”nin önünde “n” var). Oysa Yenis. “ingen – dişi deve”, “n” ile değil “n” ile belirtilmişti(Kırg. ingen, Tuva. iñgen – maral) 4. “S” (S, S2) fonemi: Bütün bu altı dilde ve başka dillerde ( eğer bu dillerde “s>ş” veya “z” nin tonsuzlaşması gibi ünsüzlerin benzeşme kuralları bulunmuyorsa) kelime başında ve sonunda tekrarlanır. Yenis. san = Tuva. , Kırg. , Hak. , Şor. , Alt. san – sayı, rakam; Yenis. sekiz = Tuva. ses = Kırg. segiz = Hakas. sigís = Şor. , Alt. segiz – sekiz; Yenis. señir = Tuva. sın = Kırg. señir = Hakas. , Şor. , Alt. sın – sıradağ, dağ eteği; Yenis. serig = Tuva. , Hak. , Şor. sarıg = Kırg. , Alt. sarı – sarı; Yenis. siz = Tuva. , Şor. siler = Kırg. siz = Hak. sirer = Alt. sler – siz; Yenis. bas- = Tuva. , Kırg. , Alt. bas- = Hak. , Şor. pas- – basmak, sıkmak; Yenis. bars = Kırg. , Alt. bars = Şor. pars – pars (fakat Tuva. irbiş), Hak. alabarıs – aslan; Yenis. es = Hak. is – zenginlik, varlık. Tuva, Hakas, Şor, Altay dillerinde ve Kırgızcanın ağızlarında olduğu gibi “s” iki ünlü arasında tonlulaşıyor ve “z”ye dönüşüyor: Yenis. tusu = Tuva. duza = Hak. , şor. , Alt. tuza – fayda, yarar; Yenis. atası = Tuva. adazı = Hak. adazı, pabazı = Şor. , Alt. abazı = Kırg. atası (fakat ağızlarda atazı) – onun babası. Yenisey metinlerinde bir kez “-sı” nın yerine “-zı”nın kullanıldığı görülmüştür ( ikizime – ikizime, 29 numaralı metin. Galiba Yenisey döneminde bazı ağızlarda “s” ünlüler rasında tonlulaşıyordu); Yenis. esen = Hak. izen = Şor. , Alt. ezen (edebî Kırg. esen) – mesut, sağlıklı; Yenis. isrik ( diyalektlerde esrik) = Tuva. Alt. ezirik = Şor. ezrik (< ezirik) = Hak. izírík – coşkun ( edebî Kırg. esirik – sarhoş, cinli). Bazı durumlarda “s”ve “ş” -eski diyalektlerde olduğu gibi- yer değiştirebilir: Yenis. esit- (isit-, eşit-) = Kırg. eşit- = Hak. is- = Şor. es- – işitmek, dinlemek (Tuva. esker- – dikkat çekmek). “z” ve “ş” fonemlerini incelerken onlardan ortaya çıkan “s” ele alınacaktır. 5. “t” (T,T2) fonemi: Tuva dilinde kelime başında ya korundu ya da “d” ye ( yani zayıf, alçak ton derecesine sahip olan ünsüz) dönüştü. Çoğunlukla eski “t” Kırgız, Hakas, Şor ve Altay dillerinde korunur: Yenis. tap- = Tuva. tıp- diğerlerinde tap- – bulmak; Yenis. tamga, tamka = Kırg. tamga, diğerlerinde tañma – mühür, işaret, damga; Yenis. tarlag = Hak. tarlag = Şor. tarıg = Kırg. talaa = Alt. d‘ala – tarla; Tuva. tarılga – tarla sürme, ekim; Yenis. tirig = Tuva. , Şor. tirig = Hak. tíríg = Kırg. tirüü, tiri = Alt. tirü – diri; Yenis. ton = diğer dillerde ton – kürk, üst giysi; Yenis. tut- = diğer dillerde tut- – tutmak, riayet etmek; Yenis. tagı = Tuva. dagın = Kırg. dagı, tagı – daha, yine; Yenis. tay = Tuva. day = diğerlerinde tay – tay (iki yaşında); Yenis. taş = Tuva. daş = Kırg. , Şor. , Alt. taş = Hak. tas – taş; Yenis. tüş- = Tuva. düş- = Hak. tüs- = diğerlerinde tüş- – düşmek, inmek; Yenis. tüñür = Tuva. düñgür = Hak. , Şor. tüür = Alt. tüñür – tef ( şaman); Kırg. dañgır- duñgur – takırtı, gürültü; düñgürdüñ – ( davul, zurna sesinin taklidi). “Tagı, tüñür” örneklerinde görüldüğü gibi Kırgızcadaki kelimelerde eski”t” yerine “d” ortaya çıkmıştır. Çağdaş Kırgızcadaki töbö ve döbö – tepe, döböl ve töböl – hayvanların alnındaki tüy lülesi, töböt ve döböt – erkek kurt, töñ ve döñ – tepe, yükseklik ( Tuva dili ile benzerlik var) gibi kelimeleri örnek olarak gösterebiliriz. Eski Yenisey dilinde kelime sonunda yer alan “t” birçok çağdaş dilde korunmaktadır: Yenis. at = çağdaş dillerde at – 1) at 2) isim 3) nişan almak; Yenis. büt- = Tuva. Kırg. , Alt. büt- = Hak. Şor. püt- – bitirmek; Yenis. et- = Hak. it- = diğer dillerde et- – yapmak, düzenlemek. Eski Yenisey dilindeki “t”, iki ünlü arasında Kırgızcada ve kısmen Hakas ve Altay dillerinde korunuyor, diğer dilerde ise her zaman tonlulaşıyor veya “d” ile yer değiştiriyor: Yenis. otuz = Kırg. otuz = Hak. otıs = Şor. , Alt. odus – otuz; Yenis. ata = Kırg. ata = diğer dillerde ada; Yenis. katıglan- = Kırg. katuulan- = Alt. katulan- = Hak. hatıglan- = Tuva. , Şor. kadıglan- – dayanıklı, cesur olmak; Yenis. otag – oda, ocak = Hak. otah – odacık = Tuva. , Şor. odag – konut. Aynı zamanda Yenis. bitig = Tuva. bicig = Hak. píçík = Şor. miçik = Alt. biçik (mektup); Yenis. kata = Tuva. bir kada – bir kere, defa; Hak. hata- – arttırmak; Şor. kada- (tekrarlamak); Alt. katan – defa, kere. Altay, Şor, Hakas dillerinin bazı eski kelimelerinde “t” ünlüler arasında korunabilir: Yenis. batur (ve Moğolca’da) = Hak. matır = Şor. bagatır = Alt. baatır – bahadır. Kelime kökü sonunda bulunan “t”den sonra ünlü ile başlayan bir ek gelirse Tuva, Hakas, Şor ve Altay dillerinde “t” tonlulaşır, Yeniseyce’de ve Kırgızcada ise bu özellik yoktur: Tuva. tut + ar = tudar – tutacak kimse, Alt. tut + ar = tudar – tutaçak, Hak. çat + ır = çadır – tutacak kimse, tut + ar = tudar – tutacak, fakat Kırgızcada ise tutar – tutacak (tahmin). Yukarıdan da anlaşılacağı gibi ünlü arasındaki “t”nin tonlulaşması olayı Kırgızlar Yenisey’den ayrıldıktan sonra gerçekleşmiştir. Çünkü Kırgızcada böyle bir olay karşımıza çıkmamıştır. 6. ç (Ç) fonemi: Tuva ve Şor dillerindeki bazı eski kelimelerde “ş”ye dönüşmüştür: Yenis. çerig = Kırg. çerik = Alt. çeru = Tuva. , Şor. şerig – ordu; Yenis. çet, çit = Kırg. çet = Hak. çat – sınır. Fakat Tuva dilinde kelime başında “ç” ve “ş” karşılıklı olarak kullanılmıştır: çarı – geyik ve şarı – öküz; çeer- – borç almak ve şeer - küçük; çig , çiğ ve şig – istikamet. Bazı durumlarda eski “ç” korunmuş ve bu “ç” “y”den ortaya çıkmıştır (bu fonem aşağıda ele alınacaktır). Yenisey “ç”sine Kırgız ve Altay dilleri bütün durumlarda uygunluk göstermektedir: Yenis. iç = Kırg. iç – orta, iç; Yenis. üçün = Kırg. , Hak. üçün – için; Yenis. uçur = Kırg. , Alt. uçur – zaman, şart, durum. Tuva dilinde kelime sonunda ç > ş değişimi söz konusudur: Yenis. üç = Tuva. , üş – üç; Yenis. aç = Tuva. aş – aç; Yenis. küç = Tuva. küş – güç. Bu durum kelime başında da yaygınlaşmıştır: çak > Tuva. şak – zaman, saat. Tuva dilinde eski “ç” fonemi “a,e” gibi geniş ünlülerin önünde korunmuş, “-ı, -i” gibi dar ünlülerin önünde ise çoğu zaman zayıflamıştır. Kırg. çın = Tuva. şın – gerçek; Kırg. çımçı = Tuva. şımçı – çimdik; Kırg. çıdamduu = Tuva. şıdamık - sabırlı. İki ünlü arasında ise “ç”, “ş”nin köklerdeki derecesine göre tonlulaşıyor: *aç > Tuva. aş – aç; aş + ık = acık – açık; Kırg. bıçak = Tuva. bicek – bıçak; Kırg. açuu = Tuva. acıg - acı “ç > ş” zayıflaması sadece Tuva dili için değil aynı zamanda Kazak ve Kara Kalpak dilleri için de geçerlidir(“ç > ş” devamı niteliğinde “ş > s”): Yenis. üç = Kırg. üç = Tuva. üş = Kazak. , Kara Kalp. üş – üç; Yenis. beş = Kırg. beş = Tuva. beş = Kazak, Kara kalp. bes – beş. Hakas dilindeki eski kelimelerde *ç > s (galiba “ş”nin etkisiyle) veya iki ünlü arasında > z : *çaç > Hak. sas – saç, *aç > Hak. as – aç, *açık > Hak. azıh – açık, *bıçak = Hak. bıçah - bıçak F. G. İshakov’un belirttiği gibi bu tür olaylar başka Türk dillerinde de vardır: Başkırt, Yakut vd. Kelime sonunda *ç > s Kaçin diyalektinde iki ünlü arasında eski hâline dönüşmektedir: agas – ağaç, aga + ı = agaçı – onun ağacı vb. Şor dilinin bazı ağızlarında *ç > ş, yani bu değişme sürecinin en eski kısmı, Tuva dilinde benzer bir şekilde korunmaktadır: İç- ve iş- – içmek, çıda- ve şıda- – sabretmek; iki ünlü arasında “ş”, “c”ye dönüşebilir açılıg ve acılıg Hakas ve Şor dillerinde özgün “ç” foneminin olduğunu da unutmamalıyız (kendi tarihiyle). 7. “ş” (Ş, bazen S2) fonemi: Yenisey dönemindeki ağızlarda “s” ile yer değiştirmiştir: beş ve bis – beş, kişi ve kisi – kişi vb. Bu değişimlerin izlerini çağdaş dillerin kurallara uygunluklarında bulabiliriz (Örn. Kazak. , Kara Kalp. vb.). Aynı zamanda Yenisey metinlerinde sıkça “s yerine – M. Ş. Şiraliyev’in belirttiği gibi- Çuvaş ve Azeri dillerinin lehçe ve ağızlarının batı grubunda yansıtılan “ş” grafiksel olarak gösterilmiştir (47. sayfada gösterildiği gibi): şac ve sac – font diski, şançı ve sançı - sancı Yenisey grubunda eski “ş”yi koruyan diller arasında Kırgız, Tuva, Şor ve Altay dilleri yer almaktadır. “s – diyalektlerinin” kökü olarak Hakas dili gösterilebilir: Yenis. beş = Tuva. , Kırg. , Alt. beş = Şor. peş = Hak. pis – beş; Yenis. baş = Tuva. , Kırg. , Alt. baş = Şor. paş = Hak. pas – baş; Yenis. aş (AS2) = Tuva. a’ş = Şor. , Alt. aş = Hak. as – aş, yemek. Şorların ağızlarında “ş”, “s” ile yer değiştirmektedir: Örn. pas - baş Tuva, Şor, Altay gibi dillerde birinci ve ikinci binli yıllarda veya daha sonra Yenisey ve Kırgız dillerinde bulunmayan, iki ünlü arasında “ş” nin “c”ye dönüşmesi yeni bir özellik olarak ortaya çıkmıştır. Hakas dilinde ise *ş > s > z : Tuva. baş + ı = bacı = Şor. pacı veya (“paş” yerine “pas”ın kullanıldığı ağızda) pazı = Alt. bacı – onun başı, fakat Yenis. başı = Kırg. başı, fakat Hak. pazı. 8. “y” (Y, Y2) fonemi: incelenen beş dilde kelime başında korunmamış ve esaslı değişmelere uğramıştır: Yenis. y > Tuva. , Hak. , Şor. ç > Kırg. c = Alt. d‘. Örnekler: Yenis. yaruk = Tuva. , Şor. çarık = Hak. çarıh = Kırg. carık = Alt. d‘arık – aydınlık, ışık; Yenis. yaş = Tuva. , Şor. çaş = Hak. ças = Kırg. caş = Alt. d‘aş – genç; Yenis. yegirmi = Tuva. çeerbi = Hak. çibírgí = Şor. çegirbe = Kırg. cıyırma = Alt. d‘irme – yirmi; Yenis. yok = Tuva. , Şor. çok = Hak. çoh = Kırg. cok = Alt. d‘ok – yok, hayır. Tuva dilinde diğer durumlarda eski “y” kelime başında düşebilir: Yenis. yeg = Tuva. eki – iyi, iyilik. “y” kelime sonunda çağdaş dillerde korunmaktadır: Yenis. ay = Tuva. , Kırg. , Hak. , Şor. , Alt. ay - ay; Yenis. bay = Tuva. , Kırg. , Alt. bay = Hak. Şor. pay – zengin; Yenis. kabay = Tuva. kavay = Hak. kubay = Alt. kabay – beşik; Yenis. kıy- = Tuva. , Kırg. , Şor. , Alt. kıy- = Hak. hıy- – kesmek; Yenis. tay = Tuva. day = Yenisey grubunun diğer dillerinde tay – tay. Anıtların dilinde iki ünlü arasında yer alan “y” fonemi çağdaş dillerdeki bazı kelimelerde de korunmaktadır: Yenis. uya = çağdaş dillerde uya – yuva; Yenis. kaya = Tuva. , Hak. haya = Şor. , alt. kaya – kaya; Kırg. kıya – dağ yamacı; Yenis. keyik = Kırg. , Şor. , kiyik = Hak. kiik = Alt. keyik – karaca, geyik; Yenis. oyar = Kırg. ayar = Alt. oygor - akıllı, bilge. Fakat eski kelimelerin bir kısmında iki ünlü arasında, bugün Kırgız ve Altay dillerinde “y”ye dönüşen “d” fonemi kullanılmakta idi (bk. “d” fonemine bakınız). 9. “k” (K, K2 aynı zamanda k’, k‘) fonemi: Kelime başında ve sonunda “ k’ ” varyantı Kırgız, Altay, Tuva ve Şor dillerinde korunmuş fakat Hakas dilinde “h”ye dönüşmüştür: Yenis. kul = Tuva. , Kırg. , Şor. , Alt. kul = Hak. hul – köle; Yenis. kuş = Tuva. , Kırg. , Şor. , Alt. kuş = Hak. hus – kuş; Yenis. kıl- = Tuva. , Kırg. , Şor. , Alt. kıl- = Hak. hıl- – yapmak; Yenis. kız = Tuva. , Şor. Alt. kıs = Kırg. kız = Hak. hız – kız; Yenis. ak = Tuva. , Kırg. , Şor. , Alt. ak = Hak. ah – ak, beyaz; Yenis. kırk = Kırg. kırk = Şor. kırık = Hak. hırıh – kırk. Kelime sonundaki “k” (k’ ve k‘), “g” den ortaya çıkmıştır. Tuva dilinde Moğolcalaşmaya uğrayan veya Moğolca’dan geçen başka kelimelerde “ k > h ” değişimi görülebilir: Yenis. kaya = Tuva. haya – kaya ( Moğolca’da had), Yenis. kan = Tuva. haan ( Moğolca’da haan) – han. Kelime başında ve sonundaki “ k‘ ” varyantı genelde Yenisey grubunun ve başka grupların çağdaş dillerinde korunmaktadır: Yenis. kel = Tuva. , Kırg. , Şor. , Alt. kel, Hak. kil – gel, Yenis. kök = Tuva. , Kırg. , Şor. , Alt. kök – mavi, Yenis. küç = Tuva. küş = Hak. küs = Kırg. , Şor. , Alt. küç – güç, Yenis. yük = Tuva. çü’k = Kırg. cük = Alt. d‘ük – yük. Ayrıca Tuva dilinde bazı kelimelerin başında eski “k‘ > h” değişimi görülmektedir: Yenis. kün = Tuva. hün = Kırg. , Hak. , Şor. Alt. kün – gün; Kırg. köl = Tuva. höl – göl; Kırg. küröñ = Tuva. hüreñ – kahverengi; Kırg. kürök = Tuva. hüürek – kürek; Kırg. keme = Tuva. heme – gemi; Kırg. kir = Tuva hir – kir. Bununla birlikte Tuva dilinde “ k‘ ” ile başlayan eski kelimeler de oldukça çoktur: kes – kesik, kidis – keçe, kici – kişi, kiir- – getirmek, kök – mavi, küdee – damat. İki ünlü arasında “k”(k’, k‘) ünsüzünün değişimi farklı şekillerde olmaktadır. Bu durum çeşitli kronolojik katmanların çağdaş dillere devredilmesiyle açıklanabilir: 1) Yenis. eki, iki = Tuva. iyi = Şor. iygi = Kırg. , Alt. eki = Hak. ikí – iki (Tuva ve Şor dillerinde “k” zayıflatılıyor, diğerlerinde korunuyor); Yenis. tokum = Kırg. tukum – akraba; Yenis. ökin = Kırg. ökün – hüzün. 2) Yenis. ekiz = Tuva. iyis = Kırg. egiz = Alt. igis = Hak. ikís = Şor. iygis – ikizler (Kırgız, Altay ve Şor dillerinde tonlulaşıyor, Tuva dilinde ise zayıflatılıyor); Yenis. öküz = Kırg. ögüz – öküz = Şor. ögüs – büyük baş hayvanların erkeği; Yenis. sekiz = Kırg. segiz = Hak. sigís = Şor. , Alt. segis – sekiz ( Hakas dilinde tonlulaşma ortaya çıkıyor). 3) Yenis. eke = Tuva. egeçe = Şor. ege – hala, kız kardeş = Hak. içegí –“baldız” (Tuva dilinde “k” tonlulaşmak yerine zayıflıyor). Bazı kelimelerde “k” nin “g”den meydana geldiği görülebilir: Yenis. buga = Kırg. , Alt. buka – boğa. Tuva ve Hakas dillerinde aynı kelimelerde ünsüz ve iki ünlü arasında “k” tonlulaşmakta, Kırgız ve Altay dillerinde ise “k” korunmaktadır: Yenis. yılkı = Kırg. cılkı = Alt. d‘ılkı = Hak. cılkı – yılkı = Tuva. çılgı – yılkı. Bu kurala uymayan bazı durumlar da vardır: Yenis. arkı = Kırg. arkı, fakat Hak. aarxı – uzaktaki, diğer taraftaki. Yenisey grubunun çağdaş dillerinde, Türkçenin diğer dillerinde olduğu gibi, eklerin üst üste geldiği durumlarda kök veya gövdedeki “k” fonemi iki ünlü arasında tonlulaşıyor veya kayboluyor. (bk. Ünsüzlerin değişme özellikleri). II. Kelime başında kullanılmayan ünsüzler: Bu grupta p, d, z, l, g, ñ ve ñy fonemleri incelenmektedir. 1. “p” fonemine anıtlarda az sayıdaki kelimelerde iki ünlü arasında rastlanmıştır. Örn. Tör apa, Tuput gibi özel isimlerde, kapar – kapı, (-ıpan) zarf fiil eki vb. durumlarda rastlanmıştır. Daha çok kelime sonunda rastlanmaktadır(-ıp zarf fiil eki; tap-, tab- – bulmak, kop – çok, alp – alp, kahraman). 2. “p” fonemi kelime başında ancak Yenisey döneminden sonra ortaya çıkmıştır. İlk olarak Hakas ve Şor dillerindeki “b”nin yerine (Yenis. bay = Hak. , Şor. pay – zengin; Yenis. bar = Hak. , Şor. par – var; Yenis. baş = Hak. pas = Şor. paş – baş) ve Tuva dilinde bazı kelimelerde (baka > paga – kurbağa) kullanılmaya başlanmıştır. İkinci olarak “p” fonemine Altay, Tuva, Şor, Hakas dillerinde Rusçadan geçen kelimelerde ve Kırgız dilinde ise Rusça, Arapça ve Farsça’dan geçen kelimelerde rastlamaktayız. Bu dilin kuzey ağızlarında “p”nin “b”ye dönüşmesi yaygındır (payda > bayda – fayda vb.). “p” fonemi çağdaş dillerde kelime kökündeki iki ünlü arasında ve kelime sonunda kullanılmaktadır: Tuva. apaar- – olmak, köp – çok; Kırg. apa – anne, köp – çok; Alt. tepiş – ağaçtan yapılan çamaşır teknesi, kap – deri çanta, çuval; Şor. kep – giysi(fakat ünlüler arasında “b” kullanılmakta)Hak. apar - götürmek, ipek - fırınlanmış ekmek, köp – çok. Ünlü ile başlayan bir ek geldiğinde “p” fonemi tonlulaşmaktadır. (bk. aşağıya) 2. “d” (D, D2) fonemi: Yenisey grubunun çağdaş dillerinde kelime başındaki “d” fonemi, Orhun-Yenisey yazısının yaygınlaştığı dönemden sonra ortaya çıkmıştır. Tuva dilinde ise kelimelerdeki eski “t” sesinin zayıflatılması sonucu ortaya çıkmıştır: Yenis. tag = Tuv. dag – dağ; taka = Tuva. daga – nal; Yenis. taş = Tuva. taş – taş vb. Bu durum Moğolca kelimelerin (dombu – çaydanlık, darga – müdür) ve XIX. yüzyılın sonundan itibaren Rusça kelimelerin (dejurnıy – nöbetçi, delegatsiya – heyet , diplom – diploma) etkisiyle daha da arttı. Hakas ve Şor dillerinde kelime başında “d” Rusçadan alınan kelimelerle ortaya çıkmıştır (Hak. davleniye, dekada, diagonal, yujina vb.). Kırgız dilinde kelime başında “d” fonemi, ilk olarak “ töbö ve döbö – tepe” gibi diyalektik uygunluklarla yansıtılan kelimelerle , ikinci olarak Arapça ve Farsça’dan geçen (dayın – belirli, dat – yardım çağrısı, depter – defter vb.) kelimelerle, üçüncü olarak da Ekim Devrimi’nden sonra Rusçadan geçen (drujina, diyalektika, deputat vb.) kelimelerle ortaya çıkmıştır. Altay dilinde kelime başındaki “d” fonemi Rusçadan geçen (damba, dekada, diametr, doloto, doska, drujina vb.) kelimelerde göze çarpmaktadır. Anıtların dilinde iki ünlü arasında yer alan “d” fonemi Tuva dilinde korundu fakat X. – XI. yüzyıllardan sonra Türk dillerinde yer alan kelimelerin önemli bir kısmında esaslı değişmeler meydana geldi: Yenis –d- ║ Hak. , Şor. –z- ║ Kırg. Alt. –y- Yenis. adak = Tuva. adak = Hak. azak = Şor. azak = Kırg. , Alt. ayak – ayak, son; Yenis. adır- = Tuva. adır- = Hak. azır- = Kırg. ayır- = Alt. ayrı- – ayırmak; Yenis. küdegü = Tuva. küdee = Hak. (Sagay dil.), Şor. küzee = Kırg. küyöö = Alt. küyü – damat; Yenis. üdür – birlikte, toplanmış olan bir şey = Kırg. üyürbol- – birbirine dost olmak = Hak. üdür – önüne çıkan (burada “d” fonemi korunmaktadır); Yenis. ıduk = Tuva. ıdık = Hak. ıdıh = Şor. ızıg = Kırg. , Alt. ıyık – kutsal; Yenis. eder = Tuva. ezer (“d” yerine “z” kullanılmakta) = Hak. izer = Şor. ezer = Kırg. , Alt. eer – eyer (eder > eyer > eer). Anıtların dilinde iki ünlü arasında “y” foneminin kullanıldığını da göz önünde bulundurmak gerekir: uya – yuva, ıyu – ne çare, oyar – akıllı. Bu daha V- IX. yüzyıllarda “d” sesinin değişme sürecinin izleridir. Ele aldığımız fonem iki ünlü arasında her zaman bu şemaya göre değişmeyebilir. Bazı durumlarda d > t : Yenis. bodrak – dalgın, dağınık ve Kırg. bıtıra – dağılmak. Aynı zamanda Tuva dilinde ve kısmen Hakas ve Şor dillerinde “d” fonemi “t” foneminden ortaya çıkmaktadır: ata > ada – baba; Yenis. otag = Tuva. , Şor. odag – ocak, konut. Anıtların dilinde kelime donunda “d” fonemi dört kez karşımıza çıkmaktadır: isid- – işitmek, egid- – yüceltmek (Şor. egit- – artırmak = ed – varlık (Tuva. et ), ıd- – göndermek (Tuva. ıt- = Hak. , Şor. ıs- = Kırg. , Alt. iy-). Çağdaş dillerde kelime sonundaki “d” fonemi tonsuzlaşarak “t”ye dönüşmüştür. Fakat Tuva, Hakas, Şor, Altay dillerinde ise “t” tonlulaşmaktadır (Tuva. a‘t + ı, Hak. , Şor. , Alt. at + ı = a‘dı, adı – onun atı. 3. “z” (Z) fonemi: Yenisey grubundaki çağdaş dillerde iki ünlü arasında tabiî olarak korunmuş ve geniş bir şekilde yayılmıştır. Çünkü Yenisey grubundaki bazı dillerde “s” foneminin tonlulaşma süreci devam etmektedir. Yenis. közüñü – ayna ( şamanda) = küzüñgü – kurdelalı plak (şamanda) = Kırg. küzgü = Şor. küzgen – ayna ( Altay dilinde tonsuz harfin önünde: z > s: küskü), Yenis. tezig – koşan, tutulamayan = Tuva. dezig – tutulamayan = Şor. tezig – kaçma. Çağdaş dillerde “z” fonemine kelime ortasında sık rastlanmaktadır. Kırgız dilindeki bazı ağızlarda “z” kelime sonunda korunmaktadır. İncelenen diğer dillerde tonsuzlaşmakta, Hakas dilindeki bazı istisnai kelimelerde ise “s” tonlulaşmaktadır. Yenis. añız = Tuva. añgıs = Kırg. añız – tarla; Yenis. yüz = Tuva. , Şor. , Hak. çüs = Alt. d‘üs = Kırg. cüz - yüz Yenis. uz = Tuva. , Şor. ,Alt. , Hak. us = Kırg. uz – uzman, usta; Yenis. kız = Tuva. , Şor. , Alt. kıs = Kırg. kız = Hak. hız – kız; Yenis. kaz- = Tuva. , Şor. , Alt. kas- = Kırg. kaz- = Hak. haz- – kazmak. “s” foneminin incelenmesinde onun bazı dillerde ve Kırgızcanın bazı ağızlarında tonlulaşabildiğini belirtmiştik. Dolayısıyla “z” fonemi “s” foneminden birleşik olarak ortaya çıkmış olabilir ( “kıs” fakat “kızı” – onun kızı). Aynı zamanda kelime sonunda “z” fonemi Kırgız dilinin ağızlarında tonsuzlaşabilir ( kız > kıs). Fakat bazı durumlarda “z > s” kurallı değişimi de görülmektedir: “kızıl” ve “kısıl” – kırmızı. 4. “l” (L, L2) fonemi: Çağdaş dillerde kelime başında yakın bir zamandan beri kullanılmaktadır. İlk olarak XX. yüzyılda Rusçadan kelime alınması sonucunda bu durum ortaya çıkmıştır: Tuva. lavka – dükkan, lampa – lamba, ledokol – buzkıran, lastik – lastik, lektor – konuşmacı, lotoreya – piyango; Hak. laborant – asistan, lemeh – kulak demiri, lyustra – avize, lyabis – cehennem taşı; Alt. lapşı (lapşa) – erişte, lyotçik – pilot, literatura – edebiyat vb. Tuva dilinde “l” ile başlayan kelimelerin bir bölümü Çince ve Moğolca’dan alınmıştır: laa – mum (Çince); lançıı – tüfek; limbi – müzik aleti; laaza – konserve. Şor dilinde “l” ile başlayan alıntı kelimelerin başında ünlü türemesi meydana gelmiştir: laçın > ılaçın – şahin. Kırgız dilinde Ekim Devrimi’nden önce “l” kelime başında taklit veya yansıma kelimelerde görülmektedir(lıp – lıp, lap – lap; lakıy – uzun boylu olmak). Az miktarda Arapça-Farsça kelimeler de kullanılmakta idi. Fakat bu kelimelerin çoğunda kelime başında ünlü türetilirdi: layık > ılayık – layık; laacı > ılacı – araç, usul vb. Kırgız dilinde “l” fonemi Ekim Devrimi sonrasında Rusça kelimelerin başında sağlam bir şekilde yerleşmiştir. İki ünlü arasında ve kelime sonunda “l” foneminin kullanılması ise Yenisey dönemine ve çağdaş dönemlere aittir: Yenis. ulug = Tuva. , Hak. , Şor. ulug = Kırg. uluu = Alt. ulu – ulu, yüce, büyük; Yenis. al = diğerlerinde al – almak vb. 5. “r” (R, R2) fonemi: Bu fonem Çağdaş dillerde yukarıda bahsedilen fonemle aynı tarihe sahiptir. İstisnai bazı kelimelerin kabulüyle Ekim Devrimi sonrasında Rusça kelimelerin başında incelenen dillere girdi: Tuva. radiy – radyum, rapsodiya – rapsodi, redkollegiya – yazı işleri heyeti, reys – sefer, rınok – pazar, rupor – megafon, rul – direksiyon vb. ; Kırg. radius – yarı çap, rayon – bölge, rıçag – kol, rezervi – ihtiyat, vb. (Arapça-Farsça kelimelerin başında ünlü türetilmiştir: rahat > ırakat – rahat, rasim > ırasım – alışılmış, adet); Hak. radiator – radyatör, raspisaniye – tarife, rejissör – rejisör, rınok – pazar vb. ; Alt. radio – radyo, revolyutsiya – devrim, rayon – bölge, redaktor – editör vb. 6. “g” (G, G2) fonemi: Çağdaş dillerde kelime başında çoğunlukla Rusçadan kelime alınması sonucunda ortaya çıkmıştır: Tuva. gabardin – gabardin, gastrol – turne, geografiya – coğrafya, gusenitsa – palet vb. ; Kırg. garaj – garaj, gigant – dev, grammatika – gramer, gudok – sinyal vb. ; Hak. gavan – liman, gvardeyets – muhafız asker, gektar – hektar, globus – yerküre, gumanitarhiy – sosyal vb. ; Alt. gaz – gaz, gazeta – gazete, gramm – gram vb. Kırgız dilinde başında “g” ( g‘, g’ ) fonemi bulunan kelimeler arasında komşu (akraba) dillerden kelime alınması vasıtasıyla geçen bir kaç Arapça-Farsça kelimenin var olduğunu söyleyebiliriz (Özbek ve Tacik dillerinden): gap ve kep – söz, gazal ve kazal – gazel, gozo – pamuk vb. Ağız özelliklerine dayalı olarak kül ve gül – çiçek, güü ve küü – ezgi örneklerinde olduğu gibi bazı dalgalanmalar görülebilir. Uzun ünlülerin incelenmesinde belirtildiği gibi “g” fonemi iki ünlü arasında düşmekte veya zayıflamaktadır: Yenis. agıl = Tuva. aal = Kırg. , Alt. ayıl – köy, Yenis. bagır = Tuva. baar = Hak. , Şor. paar = Kırg. boor = Alt. buur – karaciğer, Yenis. mügüz = Tuva. mıyız = Kırg. müyüz = Hak. , Şor. , Alt. müüs – boynuz. Geri kalan durumlarda “g” korunmakta ve iki ünlü arasında “k”ye dönüşmektedir: Yenis. buga = Tuva. buga = Hak. , Şor. puga = Kırg. , Alt. buka – boğa. Tuva, Hakas ve Şor dillerinde “g” fonemi kelime sonunda korunmakta fakat Kırgız ve Altay dillerinde ya uzun ünlünün oluşmasına katılmakta ya da Tuva ve Şor dillerindeki bazı kelimelerde olduğu gibi “k” fonemine dönüşmektedir: Yenis. bag- – gözlerini dikmek = Tuva. bakıla- – gizlice bakmak = Kırg. bak- – bakmak = Şor. pak- – bakmak; Yenis. beg = Tuva. beg = Hak. pig = Şor. peg = Kırg. beg – bey; Yenis. orag = Tuva. oraag = Hak. orak = Kırg. oroo – örtü; Yenis. külüg = Tuva. hülüg = Hak. , Şor. , Alt. külük – soylu, mert. 7. “ ñ ” (Ñ) fonemi: kök durumundaki kelimelerde genel olarak esas şeklini korumaktadır: Yenis. küñ = Kırg. küñ – cariye, Yenis. meñkü = Tuva. möñge = Kırg. mañgi = Alt. möñkü – ebedi, ölümsüz (Şor. möñü sugu – ölümsüz su), Yenis. örüñ = Kırg. ürüñ-barañ – şafak, Yenis. señir = Kırg. señir – dağ burnu, Yenis. teñ = Tuva. deñ = Hak. tiñ = Kırg. , Şor. , Alt. teñ – denk. Bununla birlikte bazı kelimelerde bu fonemin kullanımdan düştüğü gözlenmektedir: Yenis. teñri = Tuva. deer = Hak. tigir = Şor. tegri (fakat Kırg. teñri, Alt. teñeri) – gök yüzü, Yenis. toñ = Tuva. , Hak. , Şor. , Alt. toy – kil, Yenis. ınıñ = Tuva. egin = Kırg. iyin = Hak. iñní = Şor. eñni = Alt. iyin – omuz. Kırgız dilindeki “-nıñ” ilgi hâli eki “-nın” ekine dönüşmüştür. Altay dilindeki “-ñar” ekinden “-gar” eki ortaya çıkmıştır size ait olan, sizin). Eklerde “ñ” foneminin yitirilme süreci Yenisey döneminde başlamış olabilir. Çünkü anıtlarda “-gız” eki “-ñız” ekiyle paralel olarak kullanılmaktadır: aldıñız ve aldıgız – biz aldık. 8. “ñy” (“ÑY”) fonemi: Bu fonemin 3 rakamını andıran özel bir işareti vardı: Toñyukuk isminde. Bu fonemin Tuva dilinde iyi – iki, ie – anne, ıyaş – ağaç, hoy – koyun gibi kelimelerde korunduğunu söyleyebiliriz ( orta ve doğu diyalektlerinde). |













