|
Diller | Ünlüler | 1. Yenisey Dili (8) | a | e | ı | i | o | ö | u | ü | 2. Kırgız Dili (14) | a aa | e ee | ı - | ı - | o oo | ö öö | u uu | ü üü | 3) Tuva Dili (24) | a aa a’ | e ee e’ | ı ıı ı’ | i ii i’ | o oo o’ | ö öö ö’ | u uu u’ | ü üü ü’ | 4) Altay Dili (16) | a aa | e ee | ı ıı | i ii | o oo | ö öö | u uu | ü üü | 5) Şor Dili (16) | a aa | e ee | ı ıı | i ii | o oo | ö öö | u uu | ü üü | 6) Hakas Dili (16) | a aa | e ee | ı ıı | i ii | o oo | ö öö | u uu | ü üü |
Ayrıca günümüz yaşayan Türk dillerinde bazı durumlarda dar ünlüler bu birleşik olaylara bağlı olarak alçalmaktadır. (redutsiruyutsya). Kırgız dilinin güney ağızlarında ve Tuva dilinin Tocin diyalektinde yine bir dokuzuncu “ə” (ön “a”) sade ünlüsü vardır: Kırgız ağızlarında: əgər – eğer ve agar – ağar- , aarı – yaban arısı ve əəri – testere. bk. G. Bakinov, “Kırgız Dilinin Oş ağızları”, Kırgız SSC İlimler Akademisi yay. , 1956, sayfa. 21-23. E. Abduldayev, C. Mukambayev, “Kırgız Diyalektolojisi Üzerine Deneme” (Kırgız dialektologiyasının oçerki), Sayfa 31-37, Frunze, 1959. Özbek dilinde a > ə yumuşaması ve a > o dönüşümü gerçekleşmiştir. (Örn. : ata = Özb. otə - baba vb.) “a” ve “ə”nin birbirlerinin yerine kullanılması olayı (değişik varyantlarla) Uygur, Kazak, Tatar, Türkmen, Azeri dillerinde ve bazı başka dillerde görülmektedir. Uyg. San – sayı ve sən – sen, bar – var, mevcut ve bər- – vermek; Kazak. al--almak ve əl – kuvvet, güç; bas – baş ve bəs – rehin vb. İncelemekte olduğumuz altı dilin tek heceli kelimelerinde veya iki heceli kelimelerin ilk hecelerinde aşağıdaki ses uyumu görülmektedir:
1. “a” fonemi kararlılığıyla diğerlerinden ayrılmaktadır. Yenis. ay – ay (incelenmekte olan bütün dillerde), ak = beyaz, adırıl- = Tuva adırıl- = Hak. azırıl- = Kırg. ayırıl- (Şor. Çarıl-, Alt. d‘ada kal- ) – bölünmek, ayrılmak. Aynı duruma ortak kelimelerin büyük bir bölümünün ikinci hecelerinde de rastlamak mümkündür: Yenis. ata, ada = Tuva, Hakas, Şor, Altay dillerinde ada = Kırg. ata – baba; ara (altı dilde) – boşluk, aralık; Yenis. başla- = Kırg. , Tuva, Alt. , başta- = Hak. pasta- = Şor. paşta – başlamak. Bazı dillerin bazı kelimelerinde “a” ünlüsü değişmiştir: Yenis. anta = Tuva. anda = Kırg. , Hak. , Şor. , Alt. anda – orda; Yenis. tap- = Tuva. tıp- bul-; Yenis. taşru = Kırg. , Alt. tış – dış (Tuva. daştı); Orhun – Yenis. tart- = Tuva. tırt- – çekmek; Yenis. tab- = Tuva. tıp- - bulmak; Yenis. şan = Tuva. , Hak. , Alt. , Şor. sın – dağ sırtı; Yenis. yat- = Tuv. çıt = Kırg. Cat- – yatmak; Yenis. ana = Kırg. , Şor. , Alt. ene – anne; Yenis. ançag = Tuva ınçaar (morfolojik değişim) – öyle, o kadar. Tuva dilinde a > ı değişmesi Yenisey grubundaki diğer dillere göre daha çok görülmektedir. F. G. İshakov’un “Tuva Dilinin Fonetiği Üzerine Deneme” adlı eserinin 28-31. sayfalarında örnekler verilmiştir. Türk dilleriyle Moğol dili karşılaştırıldığında “ı > í” ve “a” yer değiştirmesi gözlemlenir: Moğol. síra = Tuva. , Hak. , Şor. vb. sarıg = Kırg. , Alt. sarı - sarı
2. “e” fonemi çoğunlukla Kırgız, Tuva, Altay, Şor, Hakas dillerinde korunmuştur. Hakasçada bazı istisnalarla “i” yaygındır. Yenis. eder = Tuva. , Şor. ezer = Kırg. , Alt. eer, fakat Hak. izer – eyer; Yenis. el = Kırg, Alt. el = Hak. il – halk; Yenis. er = Kırg. ,Tuva. ,Şor. ,Alt. er = Hak. ir – kahraman, koca; Yenis. esen = Kırg. esen = Şor. ,Alt. ezen = Hak. izen – başarılı, sağlıklı Yenis. et- = Kırg. ,Tuva. ,Şor. ,Alt. et- = Hak. İt- – yapmak,düzene koymak Yenis. eş = Kırg. ,Tuva. ,Alt. eş – dost, arkadaş, destek( Hak. argıs, Şor. eştig). Yenis. yer = Tuva. ,Şor çer = Kırg. cer = Alt. d‘er = Hak. çir – yer Yenis. kel- = Tuva. ,Kırg. ,Şor. ,Alt. kel- = Hak. kil- – gelmek Yenis. ber- = Tuva. , Alt. ber- = Hak. , Şor. pir- – vermek Yenis. ben = Tuva. , Kırg. , Alt. , Şor. men = Hak. min – ben Hakas dilinde yer alan bazı kelimelerde e > a değişimi görülebilir: Yenis. eçi – Ağabey, dayı = Hak. açı (açı harındas – kuzen); Yenis. serig = Tuva. , Hak. , Şor. sarıg = Kırg. , Alt. sarı – sarı; Yenis. çet = Hak. çat – sınır F. G. İshakov’un belirttiği gibi “e” ünlüsüne Hakas dilindeki kelimelerin ilk hecesinde az rastlanmaktadır (egerge- – bükmek, teberge- – tekme atmak, sayrerge- – atlamak). Aynı zamanda i > e değişimine de rastlanır: kim? = Hak. kem? – kim?. Hakas dilindeki kelimelerin ilk hecelerinin dışındaki hecelerde bulunan “e” bazı çağdaş dillerdeki ve anıtlardaki “e”ye uymaktadır: Hak. irte = Kırg. erte = Tuva. erte – erken; Hak. kime = Kırg. keme = Tuva. heme – kayık, gemi. Hak. píle = Yenis. birle – beraber, birlikte, ile, aynı zamanda; Hak. izen = Yenis. esen – sağlıklı Anıtların dilinde “e” ve “i” belirtisi açısından iki lehçe görülmektedir. (el ve il – halk, kabile birliği, eki ve iki – iki, beş ve bis – beş). Hakas dili eski “i” lehçesini yansıtmaktadır. Bu belirti Çuvaş, Tatar ve Başkır dillerinde de aynıdır. Kırgız, Altay ve Şor dillerine gelince onlar “e” lehçesinin kuşaklarıdır. Tuva dilinde “e” belirtisi baskındır. Fakat bazı kelimeler “i” lehçesini yansıtmaktadır: örneğin iyi – iki (eki olması beklenirken).
3. “ı” fonemi. İncelenmekte olan altı dilin kelimelerinin çoğunda Yenisey dilinin kurallarına göre korunmuştur. Yenis. ılgat- = Tuva. , Şor. ıglaş- = Kırg. , Alt. ıylat- = Hak. ılgat- – ağlatmak Yenis. kıl- = Tuva. , Kırg. , Şor. , Alt. kıl- = Hak. hıl- - yapmak Yenis. kıy- = Tuv. , Kırg. , Şor. , Alt. kıy- = Hak. hıy- – kesmek, budamak, Yenis. kadın = Tuva. katı = Kırg. , Alt. kayın = Şor. kastı = Hak. hazınaga – kaynata, eşinin akrabası, Yenis. yıl = Tuv. , Hak. , Şor. cıl = Kırg. cıl = Altay. d‘ıl – yıl vb. Fakat bazı kelimelerde eski “ı”nın değiştiği görülür. İlk olarak Kırgız, Altay, Hakas dillerinde “ı > i” değişimi açıkça görülmektedir: Yenis. ıd- – göndermek, fırlatmak, çıkarmak = Kırg. , Alt. iy Yenis. ının = Kırg. , Alt. iyin = Hak. in, iñní – omuz İkinci olarak Tuva dilinde bazen “ı > e, a” dönüşümü olabilmektedir: Yenis. yış = Tuv. ıyaş, iyeş, yeş ve yaş – orman, çalılık. Fakat yıl = çıl – yıl; Tahminen Yenis. ıy = ayt (Yenisey grubunun çağdaş dillerinde) – söylemek.
4. “i” fonemi, bazı istisnalar dışında, Türk dillerinin çoğunda olduğu gibi, incelemekte olduğumuz diller grubunun kelimelerinde de eskiden olduğu gibi korunmuş ve bugün de kullanılmaktadır. Hakas dilinde “i > í” dönüşümü vardır: Yenis. biz = Kırg. biz = Tuva. , Alt. , bis = Şor. pis = Hak. pís – biz; Yenis. irig = Tuva. , Şor. irik = Hak. írík – çürük (Kır. , Alt. iriñ – irin; Kırg. çirik – çürük); Yenis. kir- = Hak. kír-; diğer dört dilde kir- – girmek; Yenis. kişi = Kırg. kişi = Tuva. , Şor. , Alt. kici = Hak kízí – kişi, insan; Ortak durumdan sapmalar: a) * i = ı, Hak. í olasılığı: Yenis. serig = Kırg. sarı – sarı Yenis. kim? = Tuva. Kım? – kim? * til = Tuva. dıl = Yakut. tıl – dil = Kırg. til vb. b) * i > e dönüşümü: Yenis. nine = Kırg. , Şor. , Alt. ene – anne, büyük anne; Tuva. ie – anne, ene – büyük anne; Yenis. isrik – heyecanlı = Tuva. , Alt. ezirik = Şor. ezrik = Kırg. esirik = Hak. izíríg – sarhoş; Yenis. in- = Şor. en- – inmek (dağdan); c) Yenis. biñ = Tuva. , Alt. , Şor. , Hak. muñ = Kırg. miñ – bin; ---------------------- Not: Yazıtlarda yer alan dilin lehçelerindeki “e ║ i” uyumu konusundan yukarıda bahsettik. “i” fonemi incelenirken “e” lehçesinden örnekler alınmıştır. “e” uyumunda olduğu gibi Kırgız, Tuva, Altay, Şor dillerinde “i” lehçelerindeki örnekler de Yeniseyce’deki gibi “i” olacaktır.
5. “o” fonemi. Orhun – Yenisey alfabesinde bir harf ile iki fonem gösterilebilebilmekteydi: “o” ve “u”. Bu yüzden harflerin çoğunun okunuşu şartlı olarak verilmektedir. Eski Türk dillerinde, lehçelerde veya diyalektlerde “o” ve “u” değişmesi olabilir. Örneğin; Kırgızcadaki “kol”a Tatarca’daki “kul” – el uygun gelmektedir. Fakat Kırgızcadaki “kul” = Tatarca’daki “kol” – köle; Kırgızca otuz = Tatarca utız – otuz vb. Bu olay Orhun-Yenisey alfabesinde “o” ve “u” ya aynı “ö” ve “ü”ye aynı harfi kullanma düşüncesini vermiş olabilir. Yenisey dilinde kelime başındaki “o” fonemi uzun ünlüye dönüşmemişse de genelde Yenisey grubunun bugünkü dillerinde korunmuştur: Yenis. on = Tuv. , Kırg. , Hak. , Şor. , Alt. on – on; Yenis. orag = Tuva. oraag = Kırg. oroo = Hak. orak = Şor. oram = Alt. oron – örtü, sarma aleti. Aynı şeyi tek heceli kelimeler için de söyleyebiliriz: Yenis. bol- = Tuva. , Kırg. , Alt. bol- = Hak. , Şor pol- – olmak, bulunmak; Yenis. yok = Tuva. , Şor. çok = Hak. çoh = Kırg. cok = Alt. d‘ok – yok; Yenis. tokuz = Tuva. tos = Kırg. , Alt. , Şor. toguz = Hak. togız – dokuz. Uzun ünlünün oluşmasında Kırgızca ve Altaycada “og”, “uu”ya dönüşebilir: Yenis. ogul = Kırg. , Alt. uul – oğul.
Tek sapma: a) Yenis. “og” > Kırg. “u”: Yenis. oglan = Kırg. ulan – oğul, delikanlı, genç b) Yenis “o” > Kırg. “a”: Yenis. oyar = Kırg. ayar – bilge, ileri görüşlü c) Yenis “o” > Kırg. , Hak. , Şor. , Alt. “ı”: Yenis. orız = Kırg. ırıs – mutluluk (Tuva. aas – kecik) Yenis. bodrak – dalgın, dağınık = Hak. pıtırag = Şor. pıtırak; Kırg. Bıtıra- – dağılmak, yayılmak d) Yenis. kop; Çağdaş dillerde köp - çok e) Yenis. “o” > diğerlerinde “u”: Yenis. sorug = Tuva. , Şor. surag = Hak. surug = Alt. suru = Kırg. suroo – soru; Yenis. tokum = Kırg. tukum – akraba f)Yenis. “o” > Hak. , Şor. “u”: Yenis. tog- = Hak. , Şor. tug- – doğmak(Kırg. , Alt. tuu-) Bu sapmalar eski diyalektlerin etkisiyle oluşmuş olabilir.
6. “ö” fonemi önceki fonemler gibi eğer uzun ünlüye dönüşmemişse incelenmekte olan dillerde genelde korunmuştur. Yenis. öl- = Tuva, Kırg. , Hak. , Şor. , Alt. öl- – ölmek Yenis. böri = Tuva. , kırg. , Alt. börü = Şor. pörü, fakat Hak. püür – kurt; Yenis. kök = diğer beş dilde ve bazı başka dillerde kök – mavi, gökyüzü; Yenis. kör- = diğer beş dilde ve bazı başka dillerde kör- –görmek; Yenis. tök- = Tuva. , Kırg. , Hak. , Şor. tök- –dökmek, dağıtmak, yaymak; Yenis. tört = Tuva. dört = diğerlerinde ve bazı başka dillerde tört – dört Bazı sapmalar: a) Yenis. ön = Kırg. on - …yaşa ermek; Yenis. örüñ = Kırg. ürüñ – açık renk (ürüñ–barañ – gün ağarması); Yenis. oçuk = Tuva ocuk = Kırg. , Alt. oçok = Şor odcuk = Hak. oçıh – sac ayağ ı(Yenis. , Kırg. , Alt. oçag); b) Yenis. yör- = Tuva. çör- = Kırg. cür- = Alt. d‘ür-, fakat Hak. , Şor. çör- – yürümek. Yeniseyce’de “yür-” de olabilir.
7. “u” fonemi kararlılığıyla dikkat çekmektedir: Yenis. ug = Tuva. , Hak. , Şor. ug = Kırg. uypala = Alt. uca – buruşturmak, ezmek; Yenis. udış- = Tuva. , Kırg. , Hak. ut- – yenmek (güreşte, yarışta); Yenis. uya = diğerlerinde uya – yuva; Yenis. uz = Kırg. uz, diğerlerinde us – usta, mahir; Yenis. buluñ = Tuva. , Kırg. buluñ = Hak. , Şor. puluñ – köşe; Yenis. kuş = Kırg. , Şor. , Alt. kuş = Hak. hus – kuş; Uygur-Karluk tipindeki bazı kelimelerde birinci hecedeki düz ünlüden sonra - Yeniseyce’de olduğu gibi - ikinci hecede “u”ya rastlanabilir; diğer dillerde ise bu durumda “u” > “ı” dönüşümü söz konusudur: Yenis. akun – akın = Kırg. , Şor. , Hak. agın – akıntı, akım, eğimli yer; Yenis. batur = Kırg. baatır, batır = Alt. baatır = Şor. bagatır = Tuva. maadır = Hak. matır – kahraman, bahadır; Yenis. yaruk = Tuva. , Şor. çarık = Hak. çarıh = Kırg. carık = Alt. d‘arık – parıltı, ışık; Yenis. yañus = Tuv. çañıs = Kırg. calgız = Hak. çalgıs (Sagayca çagıs) = Şor. çagıs = Alt. d‘añıs – yalnız, tek, biricik; Yenis. uduk = Tuva. ıdık = Kırg. ıtık = Hak. ızıh = Şor ızıg = Alt. ıyık – kutsal. Not: Düz ünlülü hecelerden sonra “u,ü”nün kullanılması olayı için aşağıdaki “ü” fonemine bakınız. Bazı istisnalar: a) Yenis. bu = Tuv. , Şor. po – bu u > o değişmesi; b) Yenis. uglat- = Tuva. , Şor. ılgat- = Hak. ılgat- = Kırg. , Alt. ıylat- – ağlatmak.
8. “ü” fonemi aşağı yukarı “u” fonemi özelliklerine sahiptir: Yenis. ün = diğer beş dilde ve bazı dillerde ün – ses; Yenis. üç = Kırg. , Alt. üç = Hak. , üs = Tuva. , Şor. üş – üç; Yenis. üçün = Kırg. , Hak. üçün = Tuva. , Şor. ücün = Alt. üçün – için, uğruna (burada Alt. ü > u); Yenis. büt- = Tuva. , Kırg. , Alt. büt- = Şor. püt- – bitirmek, tamamlamak ( Hak. püt- – yaratmak, kurmak); Yenis. kün = Kırg. , Hak. , Şor. , Alt. kün = Tuva. hün – gün, gündüz. Not: “u” ve “ü” fonemleri - kök durumundaki kelimelerde olduğu gibi- Yeniseyce’deki kelimelerin ikinci hecelerinde ve bazı ağızlardaki eklerde ünlü uyumu kuralına uymaktadır. Uygur dilinde olduğu gibi bazı eklerde, - gu, -ku, - gü, -kü veya –duk, -dük (-dı – k), yuvarlak ünlü korunmaktadır: Yenis. beñgü, meñkü = Tuva. mönge = Hak. , Şor. möge = Alt. möñkü = Kırg. mañgi – ebedi, ölümsüz; Yenis. erdük = Tuva. ertik – olsaydı. İncelenmekte olan çağdaş dillerde bu durumda u, ü > ı, i dönüşümü söz konusudur. Demek ki, anıtlarda yer alan sekiz ünlü hem Yenisey grubunun çağdaş dillerinde hem de bazı başka Türk dillerinde tekrarlanmaktadır (veya korunmaktadır). İstisna olarak sadece bazı karşılıklı yer değiştirmelerden bahsedilebilir. Yenisey grubundaki çağdaş dillerde M. S. birinci ve ikinci binli yıllarda veya daha sonra oluşan ünlüler (sürekliliğine göre) Yenisey tipindeki sekiz ünlüye uymaktadır. Bunlara örnek olarak Tuva dilindeki sekiz boğaz ünlüsünü göstermek doğru olur. Bu sesleri çıkarırken yutak duvarlarının kasları ve dil kökündeki kaslar özel yankı yapıcı sistem şeklinde yutağın alt kısmını iterek birbirlerine yaklaşıyorlar ve gırtlak ise yutağın alt yankı yapıcısının hacmini büyüterek aşağı çekiliyor. Bu olay röntgen aleti ile tespit edilmiştir. Bu ünlüler fonematiktir: Tuva. ça’ş – saç örgüsü ve çaş – bebek, ı’t – köpek, ıt – bırak, e’t – et ve et - eşya Buna benzer Yenisey - Tuva benzerlikleri yaygındır: Yenis. at = Tuva. a’t – at; Yenis. kuş = Tuva. ku’ş – kuş; Yenis. katlan- – omuz omuza olmak, birlikte olmak = Tuva. ka’t – sıra; A. A. Palmbah’ın belirttiği gibi Tuva dilinin ünlüleri, boğazsıllaşmanın yanı sıra geniz ünlüsünün kaybolması sonucunda veya komşu dillerde geniz ünsüzü bulunmaması sonucunda nazallaşmış olabilirler. Orhun-Yenisey metinlerinde uzun ünlüler grafiksel olarak yansıtılmamıştır. Bazı Türkologlar “A T” ve “T” kelimelerinin yazılışını örnek alarak “aat – isim” kelimesinde eski Türk uzun ünlüsünün belirtildiğini ve “at – at” kelimesinde uzunluğun eksildiğini ifade etmişlerdir. Fakat bu sadece tek örnektir. Büyük çoğunlukla Orhun-Yenisey anıtlarında “aat – isim” ve “at – at” aynı şekilde yazılmıştır. S. Y. Malov tarafından yayınlanmış olan Yenisey anıtlarıyla ve bazı başka anıtlarla ilgili notlarda “at – isim” “T” (A’sız) şeklinde 15 kez ve bir kere de (32 numaalı anıt) “A T” şeklinde rastlamaktayız. Aynı zamanda “at – at” beş kere “T” şeklinde ve bir kere de “A T” (46 numaralı anıt, ikinci satır) şeklinde belirtilmiştir. Mogilyan (Bilge-Kağan) anıtında “at – isim = T” (36. satır) ve “at – at = A T” (41. satır) şeklinde fakat aynı zamanda “atlıg – süvari, atlı” “T L G” (41. satır) şeklinde gösterilmiştir. Köl-Tigin anıtında “at – isim” üç kere “T” şeklinde (20, 25, 31. satırlar) ve iki kere de “AT” (7. satır) şeklinde verilmiştir. “at – at” “T” şeklinde (39. satır) verilmiştir. 1 numaralı Talas anıtında, Ongin ve Moyın Çor anıtlarında isim,ad - “T” şeklinde gösterilmiştir. Köl İç Çor anıtında: isim, ad – “AT”, at – “T”. 2 numaralı Talas anıtında titreşimli ~ sedalı değişmeler vardır (T ve AT). Eski Türk uzun ünlüleri “baar – var, mevcut”, “bar – git”ten ayrı; “kıız – kız”, “oot – ateş”, “ot”tan ayrı vb. kelimelerle belirtildiği bilinmektedir. Orhun-Yenisey anıtlarında “bar –var, mevcut” (“baar” kelimesinden) ve “bar – git” “BR” şeklinde (aynı şekilde) belirtilmiştir. Demek ki burada uzunluk hiç belirtilmemiştir. “kız – kız” kelimesi çoğunlukla “K I Z” şeklinde belirtilmiştir. Sadece bazı yerlerde “K Z” şeklinde kullanılmıştır (22 ve 3 numaralı metinlerde “K Z G K = kızgak – kızcağız” şeklinde kullanılmış , fakat aynı metinde “K I Z” şekli de kullanılmıştır). İlk bakışta “K I Z” kelimesinde uzunluk belirtilmiş gibi gelebilir. Fakat anıtların dilinde “K Z” şeklinde olan “kaz- – kazmak” kelimesinin de kullanıldığını unutmamalıyız. (11, 26, 32 numaralı Yenisey anıtları, Bilge Kağan anıtı). Onun için “K I Z” kelimesindeki “I” harfi ondaki uzunluğu belirtmek için değil, onu “K Z = kaz- - kazmak” kelimesinden ayırmak için kullanılmıştır. Aynı şekilde “ateş” kelimesi “T ” = at – I. “at”, II. “isim”den ayırmak için “U T” şeklinde gösterilmiştir. Böylece “A T -at” örneğinde “A”nın kullanılması aynen K I Z, U T (= ot) kelimelerindeki gibi Yenisey anıtlarının dilinde uzun ünlüler foneminin var olduğunu tasdik etmemekte, aksine çürütmektedir. Bunlara aşağıdakileri de ekleyebiliriz. Eski (Yenisey dilinden önceki?) Türk uzunluklarına bazı dillerin “taaş, daaş – taş”, “beeş – beş” vb. kelimelerinde rastlanmaktadır. Orhun-Yenisey anıtlarında “taş” anlamında “T Ş” şeklinde verilmiş fakat 45 numaralı metinde “T A Ş” kelimesi “taş” anlamında değil “dış” anlamında verilmiştir (taş yagıg yagıladım – ben dış düşmanlarla savaştım. Burada “A” o zamanın yazarları tarafından benzerliğin oluşmaması için yani “taş”ı “dış”tan ayırmak için kullanılmıştır.). Anıtların çoğunda B2 Ş, B2 S2 = beş – beş ifadesini görebiliyoruz. (11 numaralı Yenisey, 4 numaralı Ongin, 25, 28 numaralı Bilge Kağan, 17 numaralı Köl İç Çor, 1 numaralı Hoyt-Tamir vb. anıtlarda). Bu sayı sıfatında “I” harfi iki durumda belirtilmiştir: Köl – Tigin anıtında B2IŞ (18. satırda) ve Muyın Çor anıtında B2 I S2 (18. satırda). 25 numaralı Yenisey anıtındaki B2 B2 Ş yazısını orijinaliyle karşılaştırmak gerekiyor. (S. Y. Malov’a göre 45 numaralı anıtın ikinci satırında B(än) bäş…ve B2 E Ş okunuşu verilmiştir. Fakat 1961’de anıt tekrar incelendiğinde bu kelimede “Ş” harfi, ondan önce ise okunaksız işaretler (belki orada “B2, E” vardır.) bulundu.) Ancak bu “istisnalar”, sorunun özünü değiştirmiyor. Çünkü anıtlarda eski Türk uzunluklarına uymayan, Türkmen ve Yakut dillerinde korunmuş (veya tekrarlanmış) ünlüleri içeren birçok kelimeyi bulabiliriz. Örneğin; AntA = anta – orada, BUL- = bol – olmak, B2 I Z = biz – biz, Y U K = yok – yok, K2 Ü2 N2 = kün – gün, M A N2 = men – ben, S2 I Z = siz – siz, T U R = tur- – yaşamak, U G U L = ogul – oğul, Ü Ç = üç – üç, I Ç = iç – orta vb. Ünlüler çoğunlukla özel isimlerde gösterilirdi. Tabi ki bu isimlerde kısa ünlüler de bulunmakta idi. Bununla beraber Orhun-Yenisey yazısının birkaç yüzyılda oluştuğunu unutmamalıyız. Zamanla bazı kelimelerin geleneksel yazma yöntemi ünlüleri katma yoluyla geliştirilmiş. Önceki anıtlarda ünlüler çok seyrek, sonrakilerde ise daha fazla kullanılmıştır. Bütün anlatılanlardan Yenisey anıtlarında sunulan dilde uzun ünlüleri kısa ünlülerle karşı karşıya yerleştirme olayının olmadığını çıkabiliriz. Yenisey grubundaki dillerin kuşakları Orhun-Yenisey yazısı oluşmadan önce uzun ünlüleri kaybetmiş olabilirler. Bu grubun çağdaş dillerinde uzun ünlüler bağımsız fonem olarak kullanılmaktadır ve verilen alfabeyi kullanmaktan vazgeçtikten sonra yani M. S. ikinci bin yılda oluşmaya başlamışlardır. Fakat yeni fonemlerin oluşması bir yazı sisteminin bir başkasıyla değiştirilmesine doğrudan doğruya bağlı değildir. Ancak dillerin gelişme kurallarına bağlıdır. Yenisey anıtlarında ve Yenisey grubunun çağdaş dillerinde tek heceli kelimelerde tekrarlanmakta olan uzun ünlülere sadece birkaç durumda rastlanmaktadır ve bu olay bütün beş dilde de aynıdır. Örnek: 1. “-ag” veya “-ub” ile biten kelimeler, bag- – örmek, bağlamak; tag – dağ ve sub – su vb. kelimeler bugün Kırgızcada buu-, too, suu; Altaycada bula-, tuu, suu (fakat Tuva dilinde bagla-, tag, sug; Hakas dilinde palga-, tag, sug, sup); Yenis. tog- = Kırg. , Alt. tuu- – doğmak, doğurmak şeklinde kullanılır. Kırgız dilinde kelime sonundaki “g”nin düşmesiyle uzun ünlünün oluşması sadece bir heceli köklerde değil herhangi bir hece sonunda ve eklerde de görülebilir: Yenis. katıg = Kırg. katuu – katı, sert. Bazı durumlarda Kırgız ve Altay dillerinde “ı, i”den sonra “g” düşebilir: Yenis. serig = Kırg. , Alt. sarı, Altay dilinde ise “uu” kısalabilir: katuu > katu. “a – ag > -au > - uu (Alt.) ║-oo (Kırg.)” kuralı diftong aşamasından sonra - bazı “-ıg > - uu ║ - ı, u” durumlarında olduğu gibi - Kırgız ve Altay dilleri için genel bir özellik hâlini aldı ve hâlâ gücünü korumaktadır. 2. Yenis. kan = Tuva. haan = Alt. kaan (Kırg. kan, han ve kaan; Şor. kan; Hak. han – han, aynı anlamda kullanılan Moğol dilinin haan kelimesiyle açıklanabilir.) 3. Yenis. ter- = Hak. , Şor. , Alt. ter- (Kırg. ter-) – toplamak. Bazı durumlarda uzun ünlü içeren iki heceli Moğolca kelimeler bazı Türk dillerinde korunmuş olabilir: Yenis. batur = Moğol. baatar = Tuva maadır = Kırg. baatır = Alt. baatır – bahadır, kahraman. İncelenmekte olan beş dilde Yenisey dilinde iki ünlü arasında bulunan “g”nin yerine çoğunlukla uzun ünlü gelir, bazı dillerdeki kelimelerde ise “g” > “y” dönüşümü görülür: Yenis. bagır = Tuva. baar = Kırg. boor = Hak. , Şor. paar = Alt. buur – kara ciğer; Yenis. igirme, yegirme = Tuva. çeerbi – yirmi; Yenis. yagıla- = Tuva. çalaa- (ağızlarda yaala) = Kırg. coola- = Hak. , Şor. çalaa- = Alt. d‘uulaş- – savaşmak, fethetmek; Yenis. iyegin = Tuva. , Hak. çeen = Kırg. ceen = Alt. d‘een – yeğen (Şor. çeni); Yenis. mügüz = Hak. , Şor. , Alt. müüz – boynuz (fakat Kırg. müyüz, Tuva. mıyız, g > y : agıl > ayıl - köy); Yenis. ogul = Tuva. , Şor. , Hak. ool (fakat oglu - oğlu) = Kırg. , Alt. uul – oğul ( burada ogu > Kırg. uu, Alt. uu, Tuva. , Şor. , Hak. oo); Yenis. ögür = Tuva. , Şor. , Hak. öör = Alt. üür – sürü, grup (fakat Kırg. g > y: üyür – sürü, katar); Yenis. agıl – oba, ağıl = Tuva. aal = Kırg. ayıl = Alt. ayıl – köy ( burada Kırgızca ve Altaycada g > y) Kırgız, Tuva, Altay, Hakas ve Şor dillerindeki uzun ünlüler, iki ünlü arasında ünsüzlerin kaybolması sonucu oluşmuştur ve bu, tarihe bakılarak anlaşılabilir. Kırgız dilinde uzun ünlüler g, h, y, v, ñ ünsüzlerinin düşmesi ve bazı başka durumlar sonucunda ortaya çıkmıştır: maga = ağızlarda maa – bana, Ağızlarda eger = eer – eyer, düñ ve düü – şöhret, teyle-, telee- – düzenlemek, Rusça zavod = Kırg. ( Ekim devriminden önceki normlara göre zoot – fabrika ve soy, saf kan) Kazak. sagat, Özbek. soat = Kırg. saat – saat; Özbek. cahon = Kırg. caan – alem, dünya, Özbek. şahar = Kırg. şaar – şehir, (Bu örneklerin bazıları Arap – İran kökenlidir.) Tuva dilinde de aynı özellik görülmekte fakat Tuva dilinde gövde ve ekin birleşmesinde daha yaygındır. Tuva. turlag – oto park, turlag + ım = turlaam – oto parkım, Tuva. balık – balık, balık + ım = balıım – balığım, Tuva. belek – hediye, belek +ım = beleem, Tuva. şala – taban, şala + ga = şalaa – tabana. Tuva dilinde “-ıp” ekinin ekleşmesiyle ñ, l, p, k, m ünsüzleri de düşebilir: doñ + ıp = doop, doñup – donup, bol + ıp = boop, bolup – olup, kel + ıp = keep – gelip, höm + ıp = hööp – gömerek,gömüp. Bu olay bazı başka durumlarda da görülmektedir. Ayrıntılı olarak bilgi almak için F. G. İshakov’un “ Tuva Dili” (Tuvinskiy yazık) adlı eserinin 42-51. sayfalarına bakınız. Ele aldığımız örnekler bu eserden alınmıştır. Aynı olay Kırgız dilinde de “p” ile sona eren köklerden sonra “ıp” ekinin gelmesiyle gerçekleşir: tap + ıp = taap – bularak. Aynı şekilde Hakas, Şor ve Altay dillerinde gövdede, gövde ve ek sınırlarında uzun ünlülerin oluştuğu görülmektedir. Hak. kekük, köök = Şor. köök – guguk, Hak. çıganı, çıırı = Şor. çıış – toplantı, Şor. pügün ve püü – bugün, Şor. sañızkan ve saaskan – saksağan, Şor. adaga ve adaa – babama, Kardagı ve kardaa – kardaki. Hak. pasta + gan = pastaan - başlayan Alt. ezer, eer – eyer; içegen ve içeen – yuva; balaga ve balaa – çocuğa vb. Yenisey grubunun Kırgızca ve başka çağdaş dillerindeki uzun ünlülerin özdeş olmasından bu ünlülerin meydana gelme süreçlerinin Tyan-Şan Kırgızlarının atalarının daha Yenisey’de iken başladığı sonucu çıkarılabilir. Eğer onların Tyan-Şan’a göç etmelerinin Moğol istilası döneminde yani 13. ve daha sonraki yüzyıllarda gerçekleştiğini göz önünde bulundurursak o zaman uzunlukların meydana gelişi M. S birinci ve ikinci bin yılın sınırına denk gelir (veya ikinci bin yılın başlarına). Daha geç dönemlerdeki alıntı kelimelerin fonetik açıdan yerleşmesinden de anlaşılacağı gibi bu süreç günümüzde de devam etmektedir. Sonuç olarak Yenisey grubundaki mevcut dillerin çağdaş ünlüler kuramıyla anıtların dilindeki ünlüleri karşılaştırarak şunları söyleyebiliriz: 1. Kısa ünlüler bu dillerde korunmuştur. 2. Hakas diline “í”, Kırgız ve Tuva dillerinin ağızlarında “ə” ortaya çıkmıştır. 3. beş dilin herbirinde uzun ünlüler ortaya çıkmıştır. 4. Tuva dilinde ise boğaz ünlüleri ortaya çıkmıştır.
|