| SON SÖZ |
|
|
|
Yenisey grubundaki dillerin temel ve karakteristik özelliklerinin karşılaştırılması bizlere aşağıdaki sonuçları vermektedir:
1) Anıtlarda yansıtılan eski Yenisey dil özellikleri önemli ölçüde fakat düzensiz olarak çağdaş dillerde, özellikle de Yenisey grubundaki dillerde korunmuştur. Yenisey dili özellikleri daha çok Tuva dilinde, daha sonra Şor ve Hakas dillerinde korunmuştur. Kırgız ve Altay dillerinde ise eski öğeler fonetik yönden büyük değişikliklere uğramıştır. 2) Eski özelliklerin korunmasının yanında dillerin iç dinamiklerinin gelişmesi ve diğer dillerle olan etkileşimleri sonucunda zenginleştiği görülüyor. Moğolca kelimeler daha çok Tuva dilinde görülmektedir. Ayrıca, bu grubun diğer dillerinde neredeyse hiç görülmeyen bazı Arapça-Farsça kelime ve kısmen eklerin Kırgız diline sızdığı görülmektedir. 3) İncelemekte olduğumuz dillerin genel gelişme süreçleri içerisinde, yeni öğelerin zamanla daha fazla rol oynamaya başladığını görmekteyiz. 4) Eskiden Yenisey grubundaki dillerin ataların arasında çok daha fazla ortak özellikler vardı. Sonraları bu ortak özellikler azalmaya ve kendilerine has şekiller kazanmaya başladılar. İncelemekte olduğumuz halklar Rus egemenliğine girdiklerinde ortak Rusça kelimelere sahip oldular. Bununla beraber Ekim Devrimi’nden sonra diller kendi özelliklerini de koruyarak gelişmeye ve zenginleşmeye başladılar. Sosyalizmin kurulması döneminde SSCB dilleri önceki yüzyıllara göre çok daha hızlı bir şekilde zenginleşti ve Sovyet sistemini yansıtan yeni görüşleri ifade etmek için kullanıldı. 5) Bu eserde Yenisey yazısının çağdaş dillerin bir kısmıyla olan ilişkisine genel açıdan bakılmıştır. Yazarın amacı detayları incelemek değildi. Bu, artık Türk dillerinin ya da onların gruplarının tarihî gramerini inceleyecek olanların işidir. Yenisey grubunun eski ve bugünkü dillerinin birbirleriyle olan ilişkilerini ortaya koymak, Türk dillerinin gelişme süreçlerinin aydınlatılması yolunda atılan çok küçük bir adımdır. İleride, diğer gruplardaki çağdaş dillerin eski anıtların dilleriyle olan ilişkileri incelenmelidir. Örneğin, Türkmen dilinin Orhun diliyle, Kazak dilinin Kuman-Kıpçak vb. dillerle olan ilişkileri incelenmeli ve daha sonra da bütün bu bilgiler şema hâline getirilmelidir. |













