Tercüme ettiğimiz bu eserde bugünkü Tuva, Kırgız, Hakas, Şor ve Altay dilleri ile Yenisey anıtlarının dili karşılaştırılmış, aralarındaki ilişkiler ve bu ilişkilerin dereceleri ortaya konmuştur. 
  Eserde, morfolojik özelliklerinden dolayı Kırgız ve Tuva dilleri üzerinde daha fazla durulmuştur. Ele alınan altı dildeki fonetik olayların rahat bir şekilde anlaşılabilmesi için kelimeler tek bir transkripsiyon alfabesiyle verilmiştir. Kullanılan transkripsiyon alfabesi eserin girişinde sunulmuştur.

Sayı Sıfatları Yazdır e-Posta

Yenisey sayı sıfatlarının leksikolojik temeli modern Türk dillerinde de korunmuştur. Ancak bazı durumlarda bu sıfatların bir kısmı kurallara bağlı olarak fonetik değişikliklere uğramıştır.
Aslında incelemekte olduğumuz çağdaş dillerin beşinde de  bir tek “on – on” sayı sıfatı olduğu gibi korunmuştur. (Tabloya bakınız). “bir – bir” sayı sıfatı Kırgız, altay ve Tuva dillerinde eski fonetik şekliyle korunmuştur; Şor ve Hakas dillerine gelince kelime başındaki “b” tonsuzlaşmaktadır: Şor. pir, Hak. pír.

Sayı Sıfatları


Yeniseyce

Kırgızca

Altayca

Şorca

Hakasça

Tuvaca

1 bir

bir

bir

pir

pír

bir

2 iki, eki

eki

eki

iygi

íkí

iyi, ici

3 üç

üç

üç

üş

üs

üş

4 dört

tört

tört

tört

tört

dört (tört)

5 beş

beş

beş

beş

pis

beş

6 altı

altı

altı

altı

altı

aldı

7 yeti, yiti

ceti

d‘eti

çetti

çití

çedi

8 sekiz

segiz

segiz

segiz

sigíz

ses

9 tokuz

toguz

togus

toguz

togız

tos

10 on

on

on

on

on

on

20 yegirmi, igirme

cıyırma

d‘irme, d‘iirme

çegirbe

çibírgí

çeebri

30 otuz

otuz

odus, otus

odus

otıs

ücen

40 kırk

kırk

törtön

kırık

xırıx

dörten

50 elig, ilig

elüü

becen

elig

ilíg

becen

60 altmış

altmış

altan

alton

alton

aldan

70 yetmiş

cetmiş

d‘eten

çetton

çiton

çeden

80 segizon

seksen

segizen

segizon

sigízon

sezen

90 toguzon

tokson

toguzon

toguzon

togızon

tozan

100 yüz

cüz

d‘üs

çüs

çüs

çüs

1000 biñ

miñ

müñ

muñ

muñ

muñ, mıñ

Yenisey anıtlarında “iki” sayı sıfatının iki ağız çeşidi belirlenmiştir: “eki” ve ”iki”. Kırgız ve Altay dillerinde birincisi (eki), Hakas dilinde ise ikincisi (íkí) korunmaktadır. Şor dilinde kelime başındaki “i”,  “iy”e , “k” ise tonlulaşma sonucunda “g” ye dönüşmüştür (iygi). Tuva dilinde ilk olarak kelime başındaki “e” nin “i” ünlüsü ile yer değiştirmesi gerçekleşmiş ve “k”, “y” ye, ağızlarda ise “c” ye (ici) dönüşerek yumuşamıştır.
“üç – üç” sayı sıfatı Kırgız ve Altay dillerinde korunmaktadır. Şor ve Tuva dillrinde ise kelime sonundaki “ç”, “ş” ye dönüşmüştür (üş), Hakas dilinde ise bu “ş”, “s” ye dönüşmüştür (üs).
Kırgız, Altay ve Tuva dillerinde “beş – beş” eski fonetik şekliyle kullanılmaktadır. şor dilinde ise kelime başındaki “b” tonsuzlaştırılmış (peş), Hakas dilinde ise kelime sonundaki “ş”, “s” ye dönüşmüştür (pis).
“altı – altı” sayı sıfatı Kırgız, Altay, Şor ve Hakas dillerinde tekrarlanmaktadır. Tuva dilinde ise “t”, tonlulaşarak “d” ye dönüşmüştür (aldı).
Yenisey anıtlarında “yedi – yedi” sayı sıfatının iki çeşidine rastlanmaktadır: “yeti” ve “iyti”. İncelemekte olduğumuz bütün dillerde kelime başındaki “iy” değişikliğe uğramıştır. Öneğin, Kırgızcada “c” ye, Altaycada “d‘” ye, Şorca, Hakasça ve Tuvacada “ç” ye dönüşmüş, Şorcada “t” ikizleşmiştir (cetti), Tuvacada ise bu dilin kurallarına göre iki ünlü arasında bulunan “t” tonlulaşmıştır (cedi).
Kırgız, Altay ve Hakas dillerinde “sekiz” ve “dokuz” sayı sıfatlarında iki ünlü araında bulunan “k” tonlulaşmıştır ( Kırg. segiz, toguz vb.).
İncelemekte olduğumuz bütün dillerde ( Kırgızca hariç) kelime sonundaki “z” tonsuzlaştırılmıştır ( Alt. ve Şor. segis, togus, Hak. sigís, togıs vb.). Hakas dilinde ikinci hecedeki “u” düzleşmiştir (togıs). Tuva dilinde “g” nin düşmesi ile birlikte kendisinden sonra gelen ünlü de düşmüştür (ses, tos).
“yegirme – yirmi” sayı sıfatı önemli fonetik değişikliklere uğramıştır. Kelime başındaki “y”, “yeti” de de olduğu gibi Kırgızcada “c” ye, Altaycada “d‘” ye, incelemekte olduğumuz diğer dillerde ise “ç” ye dönüşmüştür; bu kelimenin içinde de bazı değişiklikler meydana gelmiştir.
İncelemekte olduğumuz dillerde 30, 40, 50, 60, 70, 80 sayı sıfatlarının yapısına göre aşağıdaki iki grup oluşmuştur:
1) Bu sayı sıfatlarının oluşmasında “on” öğesini kullanarak arkaik yöntemi koruyanlar: Tuva. (ücen, dörten, becen, aldan, çeden), Alt. (odus, otus, törtön, becen, atlan, d‘eten), Şor. ve Hak. (Şor. odus, kırık, elig, alton, çetton; Hak. otıs, xırıx, ilíg, alton, çiton).
2) Yenisey, Kırgız dilleri ve “kırk” ve “elli” sayı sıfatlarıyla Şor ve Hakas dilleri. Bunlarda “kırk” ve “elli”, Altay dilinde ise “otuz” bağımsız olarak verilmiştir (kırk, elig).
Yenisey ve Kırgız dillerinde “altmış” ve “yetmiş” sayı sıfatları kendi bileşimlerinde “-mış, - miş” öğelerini içermektedir.
İncelemekte olduğumuz bütün dillerde “seksen” ve “doksan” sayı sıfatlarında “on” öğesi değişik fonetik variyantlarla (on, an, en) tekrarlanmaktadır. Tuva dilinde aldan, çeden, sezen, tozan (aldı + on, çedi + on, segis + on, togus + on) şeklinde biçimler oluşmuştur. Aynı durum Altay, Şor ve Hakas dillerinde “altmış” ve “yetmiş” sayı sıfatlarında gerçekleşmiştir. Kırgız dilinde “seksen” ve “tokson” sayı sıfatları orta hecedeki dar ünlünün düşmesi ve “g”nin tonsuzlaşmasıyla kendi fonetik şeklini almıştır.
 “yüz” sayı sıfatı, her dilin kendi kurallarına göre “cüz”, “d‘us”, “çüs” (y > c, d‘, ç; bazı dillerde kelime sonundaki “z” tonsuzlaşmıştır.) vb. şekiller almıştır.
İncelemekte olduğumuz çağdaş dillerin beşinde de “bin” sayı sıfatında kelime başındaki “b” nazallaşmıştır, onların bazılarında ise ünlü dudaksıllaşmıştır (muñ). Kırgız ve Tuva dillerinin ağızlarında ünlü dudaksıllaşmamıştır (miñ, mıñ). Aynı zamanda Kırgız dilinde “biñ”deki gibi eski yumuşak “i” korunmuştur.
Orhun anıtlarında sıra ve topluluk sayı sıfatlarıyla ilgili çok az örnek görülmektedir. Bunlara bakarak Yenisey anıtlarındaki dilin diyalektlerinde sayı sıfatlarının aynı yoldan biçimlendiğini tahmin edebiliriz.  Türk dillerinin gelişimi sürecinde bu biçimlerde bazı değişiklikler olmuştur. Böylece Orhun-Yenisey metinlerinde  1) –ınç, -inç, -unç, -ünç  2) –ntı,(törtünç - dördüncü, bisinç – beşinci, ekinti – ikinci) biçimleri verilmiştir.
Çağdaş dillerde “-ntı” oluşumu kaybolmuştur. Çağdaş dillerde sıra sayı sıfatları aşağıdaki gibi oluşmaktadır:
Kırgız dilinde  –nçı, -nçi, -inçi, -unçu, -ünçü,
Hakas dilinde –ncı, -ncí, -ıncı, - íncí,
Şor dilinde –nçı, -nçi, -nçu, -nçü, -ınçı, -inçi, -unçu, -ünçü,
Altay dilinde –nçı, -nçi, -ınçı, -inçi, -unçı, -ünçi,
Tuva dilinde –gı, -gi, -gu, -gü, -kı, -ki, -ku, -kü  ya da “dugaar” kelimesi (Moğol kökenli).

Örnekler:


Orhun.

törtünç - dördüncü

bisinç - beşinci

ekinti - ikinci

Kırg.                    

törtünçü

beşinçi

ekinçi

Hak.                     

törtínci

pisíncí

íkíncí

Şor.                  

törtünçü

pejinçi

iyginçi

Alt.                   

törtünçi

bejinçi

ekinçi

Tuva.

dörtkü veya dört dugaar

beşki veya beş dugaar

iyi dugaar

Tuva ve Kırgız dillerinde sıra sayı sıfatlarının oluşumu


Sayı

Tuva.

Kırg.

birinci

birgi veya bir dugaar

birinçi

ikinci

iyigi veya iyi dugaar

ekinçi

üçüncü

üşkü veya iş dugaar

üçünçü

dördüncü

dörtkü veya dört dugaar

törtünçü

beşinci

beşki veya beş dugaar

beşinçi

altıncı

aldıgı veya  aldı dugaar

altınçı

yedinci

çedigi veya çedi dugaar

cetinçi

sekizinci

seski veya ses dugaar

segizinçi

dokuzuncu

tosku veya tos dugaar

toguzunçu

onuncu

ongu veya on dugaar

onunçu

yirminci

çeerbigi veya çeerbi dugaar

cıyırmançı

Orhun dilindeki “ekinti – ikisi, iki” tipinde oluşumlar incelemekte olduğumuz çağdaş dillerde sıra sayı sıfatlarını ifade ederken kullanılmamaktadır. Orhun-Yenisey dilindeki “-egü” Kırgız dilinde “-oo, -öö” ye (biröö – birisi, eköö – ikisi, altoo – altısı), Altay dilinde ise “-u, -ü, -uu, -üü”ye (birüü, birüzi, birüüzi; ekü, eküzi, eküüzi; üçü, üçüzi, üçüüzi – üçü, üçlü) dönüşmüştür. Tuva, Hakas, Şor dillerinde ve kısmen Altay dilinde eski “-egü” biçimi başka şekillerle değiştirilmiştir.
1) Tuva. –alaa(n), -elee(n), diyalektlerde –aan, -een; aldırzı, eldirzi (çaaskalaan, diyalektlerde çaaskaan, çaaskaaldırzı - yalnız ); ieleen, ilen, ieldirzi – ikisi; üceleen, üceen, üceldirzi – üçü.
2) Hak. –olañ, -öleñ (íköleñ, üzöleñ).
3) Şor. –ala, -ele, -la, -le (iygele, ücele).
4) Alt. ihtiyari olarak –la, -le, -ile, -ula, -üle (ekile, üçüle).
Sayı sıfatlarının oluşumunda ve kullanımında incelemekte olduğumuz dillerin bin yıllık gelişme sürecinde, ekonomi ve kültür alanındaki, onunla birlikte insan bilincindeki gelişmeleri yansıtan önemli değişmeler olmuştur.
Her şeyden önce birleşik sayı sıfatlarını ifade etme prensibi değişmiştir. Orhun-Yenisey döneminde 15, 20 ve buna benzer sayı sıfatları “beş yegirmi, bir otuz vb. ” şekilde yani önce alt basamaklar, ondan sonra onluklar söyleniyorken, günümüzde önce onluğun adı sonra alt basamaklar söylenmektedir.

Örnekler:


Yenis.

beş yegirmi (15)

bir otuz (21)

Kırg.

on beş

cıyırma bir

Alt.

on beş

d‘irme bir

Şor.

on peş

çegirbe bir

Hak.

on pis

çibírgí pír

Tuva.

on beş

çeerbi bir

Ekim Devrimi’nden sonra sayı sınırları ölçülemeyecek derecede büyümüştür. Rus dilinden bu türden sayı sıfatları ve yüksek matematiksel terimler alınmıştır: million, billion, trillion vb.  Çünkü bizim halkımız yüksek matematiksel işlemleri bilmekte, hesap makinelarını kullanmakta, astronomi, fizik ve kimya problemlerini çözebilmekte idiler. Ekim Devrimi’nden önce onların yazıları yoktu. Büyük hesapları yapamıyorlar ve sayı sıfatlarını da çok az kullanıyorlardı.
Yenisey metinlerinde “yarım”, “çeyrek” vb. hesapla ilgili kelimelere rastlanmamıştır. “yarım – yarım” kelimesine X. ve XIII. yüzyıllara ait Uygur Hukuk Belgeleri’nde ve Rabguzî’nin eserlerinde (XIV. yüzyıl) rastlanmıştır. Bu kelime Orhun döneminde kullanılıyor olabilir fakat çok yaygın olduğunu söyleyemeyiz.
Çağdaş dillerde carım (Kırg.), d‘arım (Alt.), çarım (Şor.), çarım (Hak.), çartık (Tuva.) – “yarım” ve çeyrek (Kırg.), ülü (Alt.), töbe (Şor.), xarıs (Hak.), ulduñ (Tuva.) – “çeyrek” kelimelerine sık rastlanmaktadır. az, as, eveeş – az, köp, xöy, kövey – çok vb. hesap kelimelirinin kadrosu ve kullanım alanı genişlemiştir. Aynı zamanda eski “tümen – çoğunluk” kelimesi de korunmaktadır (Kırg. tümön, Alt. tümen, Şor. , Hak. tüben , Tuva. tümen).
Kelimelerin çoğu miktar ifade etmektedir (baş, pas – baş, Hak. nime, Alt. neme vb. – adet, tane).
“bir” sayı sıfatı anlamını genişleterek genelde belirsizlik ifade eden durumlarda kullanılmaktadır: Tuva. bir kici, Kırg. bir kişi, Şor. bir kici, Alt. bir kici, Hak. pír kízí – bir kişi, birisi (bazı dillerde “bir kişi” fakat Tuva dilinde de olduğu gibi “çañgıs kici” de olabilir); Kırg. bir künü, Tuva. bir katap, Hak. bír xatap – bir gün; Tuva. kaçan bir, Hak. xacan píre – herhangi bir zaman vb.
Ne Yenisey ne de orta çağ Türk anıtlarında kesir sayı sıfatlarına rastlanmıştır. Bunlar daha sonraki dönemlerde ortaya çıkmıştır. Onluk kesirler ise XIX. ve XX. yüzyıllarda ortaya çıkmıştır. Sovyet döneminde bunlar çok daha yaygın hale gelmiştir. Çağdaş dillerin bazılarında kesirler ayrılma ekiyle, bazılarında ise tamlama ya da “-lık” ekiyle oluşturulmaktadır.

Örnekler: beşte üçü
a) Kırg.      beşten üç,
b) Tuva.    beştiñ ücü,
c) Hak.       pistíñ üzí,
d) Alt.        üç beştik veya beştiñ üç (ülüzi).
Onluk kesirler ve kompleks sayılar aşağıdaki gibi oluşurlar:
Kırg.           eki bütün ondon tört – iki tam onda dört (2,4).
Alt.             eki bütün onnıñ dört ülüzi,
Şor.            iygi püdün onnuñ törtü,
Hak.           íkí büdín onnıñ törtí,
Tuva.         iyi büdün tört onçuk.
Yenisey sonrası Türk dillerinin gelişimi döneminde sayı sıfatlarının değişik şekilleri ortaya çıkmış ve gelişmiştir. Örneğin; “onduk – on tane” (Kırg.), üçöölöp (Kırg.), üçtep (Alt.), üsteñ (Hak.), üştep (Tuva.), üşteñ (Şor.) – üçer üçer; íkíler, íkílerlep (Hak.), iyilep (Tuva.), iygideñ (Şor.) – ikişer ikişer.
Bilimin, onun içinde aritmetiğin temellerinin kavranması sonucunda aritmetik işlem adları da yaygınlaşmıştır (toplama, çıkarma, çarpma, bölme vb.). Örneğin; Alt. 4 + 3 = 7 – törtke üçti koşso, d‘eti bolor; Kırg. 7 – 3 = 4 – cetiden üçtü alsa, tört kalat; Tuva. 4 x 7 = 28 – dörtke çedini kövüdedirge çeerbi ses bolur; Hak. 10 : 2 = 5 – onnı íkee üleze, pis  bolar vb.
Demek ki, sayı sıfatlarının eski şekli korunmakla beraber Yenisey sonrası dönemde Türk dillerinde bir takım yeni oluşumlar ortaya çıkmış ve bunların dildeki kullanım alanları - özellikle de Ekim Devrimi’nden sonra- genişlemiştir.

 
Sitedeki "Eski ve Bugünkü Yenisey Dili" adlı kitabın içeriği kaynak gösterilmek şartı ile kullanılabilir. İletişim