|
Yenisey sayı sıfatlarının leksikolojik temeli modern Türk dillerinde de korunmuştur. Ancak bazı durumlarda bu sıfatların bir kısmı kurallara bağlı olarak fonetik değişikliklere uğramıştır. Aslında incelemekte olduğumuz çağdaş dillerin beşinde de bir tek “on – on” sayı sıfatı olduğu gibi korunmuştur. (Tabloya bakınız). “bir – bir” sayı sıfatı Kırgız, altay ve Tuva dillerinde eski fonetik şekliyle korunmuştur; Şor ve Hakas dillerine gelince kelime başındaki “b” tonsuzlaşmaktadır: Şor. pir, Hak. pír. Sayı Sıfatları Yeniseyce | Kırgızca | Altayca | Şorca | Hakasça | Tuvaca | 1 bir | bir | bir | pir | pír | bir | 2 iki, eki | eki | eki | iygi | íkí | iyi, ici | 3 üç | üç | üç | üş | üs | üş | 4 dört | tört | tört | tört | tört | dört (tört) | 5 beş | beş | beş | beş | pis | beş | 6 altı | altı | altı | altı | altı | aldı | 7 yeti, yiti | ceti | d‘eti | çetti | çití | çedi | 8 sekiz | segiz | segiz | segiz | sigíz | ses | 9 tokuz | toguz | togus | toguz | togız | tos | 10 on | on | on | on | on | on | 20 yegirmi, igirme | cıyırma | d‘irme, d‘iirme | çegirbe | çibírgí | çeebri | 30 otuz | otuz | odus, otus | odus | otıs | ücen | 40 kırk | kırk | törtön | kırık | xırıx | dörten | 50 elig, ilig | elüü | becen | elig | ilíg | becen | 60 altmış | altmış | altan | alton | alton | aldan | 70 yetmiş | cetmiş | d‘eten | çetton | çiton | çeden | 80 segizon | seksen | segizen | segizon | sigízon | sezen | 90 toguzon | tokson | toguzon | toguzon | togızon | tozan | 100 yüz | cüz | d‘üs | çüs | çüs | çüs | 1000 biñ | miñ | müñ | muñ | muñ | muñ, mıñ | Yenisey anıtlarında “iki” sayı sıfatının iki ağız çeşidi belirlenmiştir: “eki” ve ”iki”. Kırgız ve Altay dillerinde birincisi (eki), Hakas dilinde ise ikincisi (íkí) korunmaktadır. Şor dilinde kelime başındaki “i”, “iy”e , “k” ise tonlulaşma sonucunda “g” ye dönüşmüştür (iygi). Tuva dilinde ilk olarak kelime başındaki “e” nin “i” ünlüsü ile yer değiştirmesi gerçekleşmiş ve “k”, “y” ye, ağızlarda ise “c” ye (ici) dönüşerek yumuşamıştır. “üç – üç” sayı sıfatı Kırgız ve Altay dillerinde korunmaktadır. Şor ve Tuva dillrinde ise kelime sonundaki “ç”, “ş” ye dönüşmüştür (üş), Hakas dilinde ise bu “ş”, “s” ye dönüşmüştür (üs). Kırgız, Altay ve Tuva dillerinde “beş – beş” eski fonetik şekliyle kullanılmaktadır. şor dilinde ise kelime başındaki “b” tonsuzlaştırılmış (peş), Hakas dilinde ise kelime sonundaki “ş”, “s” ye dönüşmüştür (pis). “altı – altı” sayı sıfatı Kırgız, Altay, Şor ve Hakas dillerinde tekrarlanmaktadır. Tuva dilinde ise “t”, tonlulaşarak “d” ye dönüşmüştür (aldı). Yenisey anıtlarında “yedi – yedi” sayı sıfatının iki çeşidine rastlanmaktadır: “yeti” ve “iyti”. İncelemekte olduğumuz bütün dillerde kelime başındaki “iy” değişikliğe uğramıştır. Öneğin, Kırgızcada “c” ye, Altaycada “d‘” ye, Şorca, Hakasça ve Tuvacada “ç” ye dönüşmüş, Şorcada “t” ikizleşmiştir (cetti), Tuvacada ise bu dilin kurallarına göre iki ünlü arasında bulunan “t” tonlulaşmıştır (cedi). Kırgız, Altay ve Hakas dillerinde “sekiz” ve “dokuz” sayı sıfatlarında iki ünlü araında bulunan “k” tonlulaşmıştır ( Kırg. segiz, toguz vb.). İncelemekte olduğumuz bütün dillerde ( Kırgızca hariç) kelime sonundaki “z” tonsuzlaştırılmıştır ( Alt. ve Şor. segis, togus, Hak. sigís, togıs vb.). Hakas dilinde ikinci hecedeki “u” düzleşmiştir (togıs). Tuva dilinde “g” nin düşmesi ile birlikte kendisinden sonra gelen ünlü de düşmüştür (ses, tos). “yegirme – yirmi” sayı sıfatı önemli fonetik değişikliklere uğramıştır. Kelime başındaki “y”, “yeti” de de olduğu gibi Kırgızcada “c” ye, Altaycada “d‘” ye, incelemekte olduğumuz diğer dillerde ise “ç” ye dönüşmüştür; bu kelimenin içinde de bazı değişiklikler meydana gelmiştir. İncelemekte olduğumuz dillerde 30, 40, 50, 60, 70, 80 sayı sıfatlarının yapısına göre aşağıdaki iki grup oluşmuştur: 1) Bu sayı sıfatlarının oluşmasında “on” öğesini kullanarak arkaik yöntemi koruyanlar: Tuva. (ücen, dörten, becen, aldan, çeden), Alt. (odus, otus, törtön, becen, atlan, d‘eten), Şor. ve Hak. (Şor. odus, kırık, elig, alton, çetton; Hak. otıs, xırıx, ilíg, alton, çiton). 2) Yenisey, Kırgız dilleri ve “kırk” ve “elli” sayı sıfatlarıyla Şor ve Hakas dilleri. Bunlarda “kırk” ve “elli”, Altay dilinde ise “otuz” bağımsız olarak verilmiştir (kırk, elig). Yenisey ve Kırgız dillerinde “altmış” ve “yetmiş” sayı sıfatları kendi bileşimlerinde “-mış, - miş” öğelerini içermektedir. İncelemekte olduğumuz bütün dillerde “seksen” ve “doksan” sayı sıfatlarında “on” öğesi değişik fonetik variyantlarla (on, an, en) tekrarlanmaktadır. Tuva dilinde aldan, çeden, sezen, tozan (aldı + on, çedi + on, segis + on, togus + on) şeklinde biçimler oluşmuştur. Aynı durum Altay, Şor ve Hakas dillerinde “altmış” ve “yetmiş” sayı sıfatlarında gerçekleşmiştir. Kırgız dilinde “seksen” ve “tokson” sayı sıfatları orta hecedeki dar ünlünün düşmesi ve “g”nin tonsuzlaşmasıyla kendi fonetik şeklini almıştır. “yüz” sayı sıfatı, her dilin kendi kurallarına göre “cüz”, “d‘us”, “çüs” (y > c, d‘, ç; bazı dillerde kelime sonundaki “z” tonsuzlaşmıştır.) vb. şekiller almıştır. İncelemekte olduğumuz çağdaş dillerin beşinde de “bin” sayı sıfatında kelime başındaki “b” nazallaşmıştır, onların bazılarında ise ünlü dudaksıllaşmıştır (muñ). Kırgız ve Tuva dillerinin ağızlarında ünlü dudaksıllaşmamıştır (miñ, mıñ). Aynı zamanda Kırgız dilinde “biñ”deki gibi eski yumuşak “i” korunmuştur. Orhun anıtlarında sıra ve topluluk sayı sıfatlarıyla ilgili çok az örnek görülmektedir. Bunlara bakarak Yenisey anıtlarındaki dilin diyalektlerinde sayı sıfatlarının aynı yoldan biçimlendiğini tahmin edebiliriz. Türk dillerinin gelişimi sürecinde bu biçimlerde bazı değişiklikler olmuştur. Böylece Orhun-Yenisey metinlerinde 1) –ınç, -inç, -unç, -ünç 2) –ntı,(törtünç - dördüncü, bisinç – beşinci, ekinti – ikinci) biçimleri verilmiştir. Çağdaş dillerde “-ntı” oluşumu kaybolmuştur. Çağdaş dillerde sıra sayı sıfatları aşağıdaki gibi oluşmaktadır: Kırgız dilinde –nçı, -nçi, -inçi, -unçu, -ünçü, Hakas dilinde –ncı, -ncí, -ıncı, - íncí, Şor dilinde –nçı, -nçi, -nçu, -nçü, -ınçı, -inçi, -unçu, -ünçü, Altay dilinde –nçı, -nçi, -ınçı, -inçi, -unçı, -ünçi, Tuva dilinde –gı, -gi, -gu, -gü, -kı, -ki, -ku, -kü ya da “dugaar” kelimesi (Moğol kökenli). Örnekler: Orhun. | törtünç - dördüncü | bisinç - beşinci | ekinti - ikinci | Kırg. | törtünçü | beşinçi | ekinçi | Hak. | törtínci | pisíncí | íkíncí | Şor. | törtünçü | pejinçi | iyginçi | Alt. | törtünçi | bejinçi | ekinçi | Tuva. | dörtkü veya dört dugaar | beşki veya beş dugaar | iyi dugaar | Tuva ve Kırgız dillerinde sıra sayı sıfatlarının oluşumu Sayı | Tuva. | Kırg. | birinci | birgi veya bir dugaar | birinçi | ikinci | iyigi veya iyi dugaar | ekinçi | üçüncü | üşkü veya iş dugaar | üçünçü | dördüncü | dörtkü veya dört dugaar | törtünçü | beşinci | beşki veya beş dugaar | beşinçi | altıncı | aldıgı veya aldı dugaar | altınçı | yedinci | çedigi veya çedi dugaar | cetinçi | sekizinci | seski veya ses dugaar | segizinçi | dokuzuncu | tosku veya tos dugaar | toguzunçu | onuncu | ongu veya on dugaar | onunçu | yirminci | çeerbigi veya çeerbi dugaar | cıyırmançı | Orhun dilindeki “ekinti – ikisi, iki” tipinde oluşumlar incelemekte olduğumuz çağdaş dillerde sıra sayı sıfatlarını ifade ederken kullanılmamaktadır. Orhun-Yenisey dilindeki “-egü” Kırgız dilinde “-oo, -öö” ye (biröö – birisi, eköö – ikisi, altoo – altısı), Altay dilinde ise “-u, -ü, -uu, -üü”ye (birüü, birüzi, birüüzi; ekü, eküzi, eküüzi; üçü, üçüzi, üçüüzi – üçü, üçlü) dönüşmüştür. Tuva, Hakas, Şor dillerinde ve kısmen Altay dilinde eski “-egü” biçimi başka şekillerle değiştirilmiştir. 1) Tuva. –alaa(n), -elee(n), diyalektlerde –aan, -een; aldırzı, eldirzi (çaaskalaan, diyalektlerde çaaskaan, çaaskaaldırzı - yalnız ); ieleen, ilen, ieldirzi – ikisi; üceleen, üceen, üceldirzi – üçü. 2) Hak. –olañ, -öleñ (íköleñ, üzöleñ). 3) Şor. –ala, -ele, -la, -le (iygele, ücele). 4) Alt. ihtiyari olarak –la, -le, -ile, -ula, -üle (ekile, üçüle). Sayı sıfatlarının oluşumunda ve kullanımında incelemekte olduğumuz dillerin bin yıllık gelişme sürecinde, ekonomi ve kültür alanındaki, onunla birlikte insan bilincindeki gelişmeleri yansıtan önemli değişmeler olmuştur. Her şeyden önce birleşik sayı sıfatlarını ifade etme prensibi değişmiştir. Orhun-Yenisey döneminde 15, 20 ve buna benzer sayı sıfatları “beş yegirmi, bir otuz vb. ” şekilde yani önce alt basamaklar, ondan sonra onluklar söyleniyorken, günümüzde önce onluğun adı sonra alt basamaklar söylenmektedir. Örnekler: Yenis. | beş yegirmi (15) | bir otuz (21) | Kırg. | on beş | cıyırma bir | Alt. | on beş | d‘irme bir | Şor. | on peş | çegirbe bir | Hak. | on pis | çibírgí pír | Tuva. | on beş | çeerbi bir | Ekim Devrimi’nden sonra sayı sınırları ölçülemeyecek derecede büyümüştür. Rus dilinden bu türden sayı sıfatları ve yüksek matematiksel terimler alınmıştır: million, billion, trillion vb. Çünkü bizim halkımız yüksek matematiksel işlemleri bilmekte, hesap makinelarını kullanmakta, astronomi, fizik ve kimya problemlerini çözebilmekte idiler. Ekim Devrimi’nden önce onların yazıları yoktu. Büyük hesapları yapamıyorlar ve sayı sıfatlarını da çok az kullanıyorlardı. Yenisey metinlerinde “yarım”, “çeyrek” vb. hesapla ilgili kelimelere rastlanmamıştır. “yarım – yarım” kelimesine X. ve XIII. yüzyıllara ait Uygur Hukuk Belgeleri’nde ve Rabguzî’nin eserlerinde (XIV. yüzyıl) rastlanmıştır. Bu kelime Orhun döneminde kullanılıyor olabilir fakat çok yaygın olduğunu söyleyemeyiz. Çağdaş dillerde carım (Kırg.), d‘arım (Alt.), çarım (Şor.), çarım (Hak.), çartık (Tuva.) – “yarım” ve çeyrek (Kırg.), ülü (Alt.), töbe (Şor.), xarıs (Hak.), ulduñ (Tuva.) – “çeyrek” kelimelerine sık rastlanmaktadır. az, as, eveeş – az, köp, xöy, kövey – çok vb. hesap kelimelirinin kadrosu ve kullanım alanı genişlemiştir. Aynı zamanda eski “tümen – çoğunluk” kelimesi de korunmaktadır (Kırg. tümön, Alt. tümen, Şor. , Hak. tüben , Tuva. tümen). Kelimelerin çoğu miktar ifade etmektedir (baş, pas – baş, Hak. nime, Alt. neme vb. – adet, tane). “bir” sayı sıfatı anlamını genişleterek genelde belirsizlik ifade eden durumlarda kullanılmaktadır: Tuva. bir kici, Kırg. bir kişi, Şor. bir kici, Alt. bir kici, Hak. pír kízí – bir kişi, birisi (bazı dillerde “bir kişi” fakat Tuva dilinde de olduğu gibi “çañgıs kici” de olabilir); Kırg. bir künü, Tuva. bir katap, Hak. bír xatap – bir gün; Tuva. kaçan bir, Hak. xacan píre – herhangi bir zaman vb. Ne Yenisey ne de orta çağ Türk anıtlarında kesir sayı sıfatlarına rastlanmıştır. Bunlar daha sonraki dönemlerde ortaya çıkmıştır. Onluk kesirler ise XIX. ve XX. yüzyıllarda ortaya çıkmıştır. Sovyet döneminde bunlar çok daha yaygın hale gelmiştir. Çağdaş dillerin bazılarında kesirler ayrılma ekiyle, bazılarında ise tamlama ya da “-lık” ekiyle oluşturulmaktadır. Örnekler: beşte üçü a) Kırg. beşten üç, b) Tuva. beştiñ ücü, c) Hak. pistíñ üzí, d) Alt. üç beştik veya beştiñ üç (ülüzi). Onluk kesirler ve kompleks sayılar aşağıdaki gibi oluşurlar: Kırg. eki bütün ondon tört – iki tam onda dört (2,4). Alt. eki bütün onnıñ dört ülüzi, Şor. iygi püdün onnuñ törtü, Hak. íkí büdín onnıñ törtí, Tuva. iyi büdün tört onçuk. Yenisey sonrası Türk dillerinin gelişimi döneminde sayı sıfatlarının değişik şekilleri ortaya çıkmış ve gelişmiştir. Örneğin; “onduk – on tane” (Kırg.), üçöölöp (Kırg.), üçtep (Alt.), üsteñ (Hak.), üştep (Tuva.), üşteñ (Şor.) – üçer üçer; íkíler, íkílerlep (Hak.), iyilep (Tuva.), iygideñ (Şor.) – ikişer ikişer. Bilimin, onun içinde aritmetiğin temellerinin kavranması sonucunda aritmetik işlem adları da yaygınlaşmıştır (toplama, çıkarma, çarpma, bölme vb.). Örneğin; Alt. 4 + 3 = 7 – törtke üçti koşso, d‘eti bolor; Kırg. 7 – 3 = 4 – cetiden üçtü alsa, tört kalat; Tuva. 4 x 7 = 28 – dörtke çedini kövüdedirge çeerbi ses bolur; Hak. 10 : 2 = 5 – onnı íkee üleze, pis bolar vb. Demek ki, sayı sıfatlarının eski şekli korunmakla beraber Yenisey sonrası dönemde Türk dillerinde bir takım yeni oluşumlar ortaya çıkmış ve bunların dildeki kullanım alanları - özellikle de Ekim Devrimi’nden sonra- genişlemiştir.
|