|
İncelemekte olduğumuz çağdaş dillerde (diğer dillerde de olduğu gibi) münferit nesneleri belirtmek için kullanılan tekil durumdaki isimlerin özel bir kalıpları yoktur. Örnek: Yenis. , Tuva. , Şor. , Hak. , Alt. , Kırg. ay – ay, ay (zaman belirten); Yenis. kadın, Tuva. katı, xatı, Hak. xastı, Şor. kastı – kayınpeder; Alt. ve Kırg. kayın – kayın. Hayvanların, kuşların, bitkilerin vb. cisimlerin adları, onlardan birini belirtmek için kullanıldığı gibi tüm cisim veya türleri belirtmek için de kullanılmaktadır. Böylece “at” kelimesi Yenisey dilinde “at” anlamında kullanılmakla birlikte tüm atları belirtmek için de kullanılmıştır. Bu durumun aynısı çağdaş Tuva dilindeki a’t ve Kırgız, Şor, Altay, Hakas dillerindeki “at” (aynı anlamda) kelimesi için de geçerlidir: Tuva. xadıñ, Kırg. kayıñ, Hak. xazıñ, Şor. kazıñ, Alt. kayıñ – kayın ağacı(hem tekil hem de çoğul olarak bu ağacı ifade etmek için). Orhun-Yenisey dilinde birleşik kelimeler ve topluluk isimleri bütünü ifade etmek için kullanılabiliyorlardı. Fakat Yenisey metinlerinde bu türden örneklere az rastlanmıştır: örüñüm karam – benim parlağım ve karam yani hayvan (11, 45 numaralı anıtlar) ; At kü – söylenti, rivayet (KT, 25). Kırgızcadaki çay-pay – çay kelimesinde olduğu gibi Yenisey anıtlarında kelime grubunun ikinci öğesinin değişmesiyle tekrarlanan kelimeler gerçek anlamlarında kullanılmamışlardır. Anlaşılan bu olay Türk dillerinde daha sonraları, daha çok Yenisey dilinin geniş bir şekilde yaygınlaştığı dönemde gelişmiştir. Fakat birleşik kelimelerin oluşumu değişik dillerde kendine özgü nitelik kazanmıştır. Bununla birlikte Türk dillerinde topluluk anlamı vermek ya da çokluğun potansiyel karakterini ifade etmek için anlam bakımından birbirine yakın olan kelimeleri birleştirme geleneği gelişmeye devam etmiştir. Tuva. ada-iye, Kırg. ata-ene (ve ata-eneler!), Alt. ada-ene, Şor. ada-ene(veya aba-ice), Hak. ada-ine – ebeveyn (anne baba). Tuva. ugba-duñma – kız kardeşler, akı-duñba – erkek kardeşler. Tuva. ayak-sava – kap kacak, Hak. ídis-xamıs, Alt. ayak-kazan – kap kacak; Şor. ayak-kacık – tabak, kaşık, Kırg. ayak-tabak – kap kacak. Tuva. et-sep – mal mülk, Şor. pala-parka veya Kırg. bala-bakıra – çoluk çocuk. Diğer taraftan Orta Asya ve Volga bölgesindeki Hakas ve diğer dillerde tekrar kelimelerini değiştirme yoluyla veya ikinci öğedeki ünsüzün tabakalaşması (onların arasında en çok kullanılanlar p, m) ile birleşik kelime oluşturma yöntemi yaygınlaşmıştır. Örnekler: Kırg. kitep-mitep – kitaplar, it-mit – köpekler vb. “çay-pay – çay” örneğini yukarıda vermiştik. Hak. anda-mında – orada burada vs. Benzer bir olay Tuva dili için de geçerlidir: arga-xarga – yöntem, çare (“x” türemiş), belek-selek – hediye, bogay-sugay – kötü, baylak-saylak – zeginlik (burada b ║ p değil, b║s) Fakat bu özellik için ünlü kaynaşması yöntemi de geçerlidir: çay-suy – çay kıs-kus – kızlar nom-nam – kitaplar xop-xap – dedi kodu sook-saak – soğuk tudug-tadıg – inşaat belek-balak, belek-bulak – hediye xeviz-xavız, xeviz-xuvuz – halı kici-kacı, kici-kucu – kişi xömür-xamır – kömür bölgüm-balgım – halka üp-ap – mülk Aşağıdaki ünlülerin daha geniş bir şekilde değiştiği görülmektedir: a – u e – a, u ı – u i – a, u o – a ö - a u – a ü – a Buna benzer bir oluşum Altay (tabır-tubır – gürültü) ve Hakas (salbax-sulbax – yırtık) dillerinde de görülmektedir. Tuva dilinde bu durum isimler maddesinde daha geniş bir şekilde gösterilmiştir. Bunun yanısıra, Türk dillerinin tümünde olduğu gibi, Tuva dilinde aynı kelimelerin tekrarı söz konusudur. Tuva. ırak-ırak – çok uzak, bedik-bedik – çok büyük Yenisey metinlerinde, sayı sıfatı alan isimlerin çokluk eki alması sadece tek örnekte görülmektedir. Bu özellik çağdaş Türk dillerinde de korunmaktadır. Yenis. tokuz er – dokuz kişi, Tuva. tos er, Kırg. toguz er vb. Yenis. yeti böri ölirdim – yedi kurt öldürdüm (11 numaralı anıt), Tuva. çedi börü ölürdüm, Kırg. ceti börü ölürdüm vb. V. V. Radloff ve bazı diğer bilim adamları “tarkat”, “şadatıp” vb. kelimelerdeki “-t”nin oluşmasıyla ilgili olarak Moğolcadaki “-d” çokluk ekine dikkat çekmektedirler. Fakat bu oluşum Orhun – Yenisey döneminde yoktu ve Türk dilleri arasında da yaygınlaşmamıştır. “-t” nin çokluk eki olarak korunduğu Dargat gibi etnonimler buna dahil ise de bunlara Moğolca’dan hazır şekilde geçen kökleşmiş bir oluşum olarak bakılabilir. Muhtemelen Moğolca’daki “-t” çokluk eki Tuva dilindeki kelimelerde korunmuştur: kataat –karının büyük akrabaları, kenneet - küçük erkek kardeşlerin eşleri, küçük baldızlar, çurçaat – karının erkek kardeşleri vb. Orhun – Yenisey anıtlarının dilinde çokluğu ifade etmek için çağdaş Türk dillerinde de korunan “-lar, -ler” eki kullanılmıştır. Fakat bu dillerin bazılarında, örneğin Özbek dilinin ünlü uyumuna uymayan ağızlarında bu ekin birden başlayarak (-lər), Yakutça’da on altıya (-lar, -ler, -lor, -lör, -dar, -der, -dor, -dör, -tar, -ter, -tor, -tör, -nar, -ner, -nor, -nör) kadar uzanan değişik sayıda fonetik varyantları vardır ki bu ekler eklendiği gövdenin son hecesinine göre şekillenir. Ele aldığımız dillerde bu ekin fonetik varyantları aşağıdaki gibidir: Diller | “-lar” ekinin varyantları | 1. Yensey dili | -lar, -ler (-L2, -L2R2) | 2. Hakas dili | -lar, -ler, -tar, -ter, -nar, -ner | 3. Şor dili | -lar, -ler, -tar, -ter, -nar, -ner | 4. Tuva dili | -lar, -ler, -dar, -der, -tar, -ter,-nar, -ner | 5. Altay dili | -lar, -ler, -lor, -lör, -dar, -der, -dor, -dör, -tar, -ter, -tor, -tör | 6. Kırgız dili | -lar, -ler, -lor, -lör,-dar, -der, -dor, -dör, -tar, -ter, -tor, -tör | Aşağıdaki şu dillerin varyantları birbirini tutmaktadır: a) Hakasça ile Şorcada (6) b) Kırgızca ile Altaycada (12) Tuva dilinde “l > d, l > t, l > n” değişmelerinin 8 varyantı bulunmaktadır. Aynı zamanda Yenseyce’deki “-lar, -ler” eki (iki varyant) ele aldığımız dillerin tümünde korunmaktadır. Tuva, Şor ve Hakas dillerinde ünlünün değişmesine göre bu ekin iki türü vardır (“a – e” değişimiyle). Yukarıda verilen ünlüye ve buna benzer eklere göre Tuva dili Yeniseyce’deki “a – e” değişimi kuralını korumakta iken Kırgız ve Altay dillerinde geniş ünlülerin yuvarlaklaşmasının artmasıyla bu kuralın iki varyantı ortaya çıkmıştır: “a – e – o – ö”. İsimlerin çoğul şekilleri Orhun-Yenisey Dili | Tuva dili | Şor dili | Hakas dili | Kırgız dili | Altay dili | Atalar, adalar – babalar | adalar | adalar | adalar | atalar | adalar | Kızdar - kızlar | kıstar | kıstar | xızdar | kızdar | kıstar | Erler - koclar | erler | erler | irler | erler | erler | Koylor - koyunlar | xoylar | koylar | xoylar | koylor | koylor | Ögürler - sürüler | öörler | öörler | örler | üyürlör | üürler | Kullar - köleler | kuldar | kullar | xullar | kuldar | kuldar | Beller - beller | belder | peller | piller | belder | belder | Yollar - yollar | çoldar | çollar | çollar | coldor | d‘oldor | Köller - göller | xölder | köller | köller | köldör | köldör | Taşlar - taşlar | daştar | taştar | tastar | taştar | taştar | İşler - işler | işter | işter | ísteníster | işter | işter | Oklar - oklar | oktar | oktar | uxtar | oktor | oktor | Yükler - yükler | çü’kter | çükter | çükter | cüktör | d‘ükter | Tonlar - kürk | tonnar | tonnar | tonnar | tondor | tondor | Künler - günler | xünner | künner | künner | kündör | künner | Tuva ve Kırgız dillerindeki ünsüzlere göre l > d > t, fakat Tuva dilinde l > n variyantı da var. Eğer ünlü ve ünsüzlerin asimilasyonunun Orhun döneminden sonra güçlendiği görüşünü temel alırsak, ele aldığımız çağdaş dillerdeki eklerin bir kısmının yeni fonetik varyantlar kazandıkları söylenebilir. “-lar” eki örneğinde bu sürecin gelişimi şu şekilde gösterilebilir: Ünsüze göre l | l > t > n | l > d > t | l > d > t > n | Yenisey dilinde | Hakas ve Şor dillerinde | Kırgız ve Altay dillerinde | Tuva dilinde | Ünlüye göre a - e | a – e – o – ö | Yenisey, Tuva, Hakas ve Şor dillerinde | Kırgız ve Altay dillerinde | Dil oluşumlarının gelişmesindeki dengesizlik sonucu Kırgız ve Altay dilleri, ünlü değişiminin belirtilerine göre Tuva dilinden ve ele aldığımız diğer dillerden farklı olarak ayırdedici özellikler kazanmışlardır. Aynı zamanda ünsüz değişmelerindeki belirtilere göre Kırgız ve Altay dilleri bu tablodaki yerlerini korumuşlardır. Tuva dilinde ise l > n gibi yeni bir oluşum ortaya çıkmıştır. Semantik bakış açısına göre “biz”, ele aldığımız dillerdeki gramer değişiklikleriyle “siz” ve “onlar” zamirleri çokluk kategorisine aittirler: Yenis. – biz, (siz), olar Kırg. – biz, siler, alar Tuva. – bis, siler, olar Alt. – bis, sler, olar Şor. – pis, siler, ılar Hak. – pís, sirer, olar. Aynı kategoriye bunlara uygun fiil çekim ekleri de girmektedir.
|