Tercüme ettiğimiz bu eserde bugünkü Tuva, Kırgız, Hakas, Şor ve Altay dilleri ile Yenisey anıtlarının dili karşılaştırılmış, aralarındaki ilişkiler ve bu ilişkilerin dereceleri ortaya konmuştur. 
  Eserde, morfolojik özelliklerinden dolayı Kırgız ve Tuva dilleri üzerinde daha fazla durulmuştur. Ele alınan altı dildeki fonetik olayların rahat bir şekilde anlaşılabilmesi için kelimeler tek bir transkripsiyon alfabesiyle verilmiştir. Kullanılan transkripsiyon alfabesi eserin girişinde sunulmuştur.

Rütbe, Unvan ve Görev Adları Yazdır e-Posta
Baga = B G A – Unvan adlarından biri. Moğol. “baga – küçük”. Fakat anıtlarda “küçük” anlamında kullanılmamıştır. 
Beg = B2 G2 – bey, prens, komutan; varlıklı, soy – kabile grubuna veya küçük bir bölgeye sahip olan kimse. 
İçregi = I Ç R2 G2 I (37), I Ç R2 K2 I (4, 11) – iç unvan. 
Yalabaç = Y L B Ç. Tuva. “çala- – davet etmek, çağırmak”. 
Yargan = Y R G N – mahkeme hükmünü uygulayan kişi. Tuva. “çarıkçı – yargıç, hakem (eskiden)”, Hak. “çargı – mahkeme, ceza”. 
Kan = K N – han, hükümdar, reis. 
Katun = K T U N – prenses, hanım efendi, ev hanımı. Daha sonraki anlamı: kadın, karı. 
Kunçuy = K U nç U Y (1, 22, 27, 45), K U nç Y (3, 6, 7, 8, 11, 13, 14, 16, 25, 29, 48), K U nç: Y (10). Çincedeki ilk anlamı - “prenses”. 
Mar = M A R, M R (2, 47). 2 numaralı metinde “matı” – bir kabilenin adı. Tuvalılarda “maadı” – kabilelerden biri (A. A. Palmbah, “Orhun ve Yenisey Anıtları Ne Anlatmaktadır” (O çom govoryat drevniye pamyatniki Orhona i Yeniseya), sayfa 21), S. Y. Malov: “mar – Hıristiyan ve Maniheist Suriyeli din adamlarının unvanı” (Türklerin Yenisey Yazısı (Yeniseyskaya pis‘mennost tyurkov), sayf. 14). Anıt, Biy – Xem bölgesinde yer almakta idi. Aynı yerde Tuva maadı kabilesi bulunuyordu. 2 numaralı metinde “matı” yazılmış olabilir. Ancak 47 numaralı metinde “mar” kelimesine rastlamaktayız. 
Oglan = U G L N – 1) oğul, gelecek nesil, 2) genç yiğit, asker, muhafız. Şor ve bazı başka dillerde “oglan – gençler, çocuklar, gelecek nesil” anlamlarına gelir. 
Ög = Ü G2 (Ü G2 A) (45, 49) – bilge, yönetici, memur. 
Sañun = Ş Ñ U N - komutan, general. 
Tarkan = T R K N. bk. Tarkan sañgun (32). Soylu yüksek mertebe sahibi (Tuva. “targan – demirci”). 
Tegin, tigin = T2 G2 N2 – Prens. 
Tutuk = T U T U K (35), T U T G (32), T U T K (48, 1, 16, 24, 25) – soy bölüm başkanı 
Udış = U D Ş – savaşçı. 
Çigşi = Ç I G2 Ş I (19), Ç G2 Ş I (24). Hükümdar. Kutlug çigşi (19) – mutlu hükümdar. “V. V. radloff “çigşi”nin insan ismi olduğunu düşünüyor. ” (S. Y. Malov, “Türklerin Yenisey Yazısı”, sayfa 41.)2 D2 M2 N L P
Çur = Ç U R – yüksek unvanlardan biri. 
Şad = Ş D – vezir, vali, han veya kağandan sonraki kişi. 
Inal = I N L. Ak Baş At ık ınal öge = K bş T K : I N L Ü G2 A (49), Ögdem ınal = Ü G D2 M2 I L P (38), Şubuş ınal (45) = Ş U B U Ş : I N L. . . Bu kelimeye Tuva anıtlarının dördünde (45, 49 vb.), Tuva bölgesi dışındaki anıtlarda (38) ve Talas anıtlarında rastlanmıştır. 38 ve 45 numaralı anıtlarda kelimenin sonu birleştirilmiş ya da kesilmiş(ya da belirsiz). 49 numaralı metinde net olarak: “I N L U G2 A = ınal öge” şeklindedir. Anlaşılan “ınal” unvan adıdır. 
Inançı = I N nç I ya da I N nç U (24) – vekil (yetkisi olan ?). 32 numaralı metinde: “Uruñ başı ertim, ınançı etim – ben ordu başı idim (veya kendi bayrağı olan ordu bölüğünün), ben ınançı (vekil, tam yetkili temsilci) idim”. 
Elçi = E L2 Ç I (B2 L2 Ç I) – büyükelçi, ulusal temsilci. Yalabaç – elçi, yönetici, halk (kabile birliği) koruyucusu, derebeyi anlamlarında kullanılmıştır. 
Eş = Ş “kadaş” kelimesiyle özdeş anlamlı kullanılmıştır. L. V. Grebnekov’a göre ilk zamanlar “eş” terimi aynı soy grubunda yaşayıp birbirleriyle akrabalık bağları olan insanlar için kullanılmıştır. Daha sonra bu kelime arkadaş, yoldaş, soy ya da bir grup liderinin silah arkadaşı anlamında kullanılmıştır. L. V. Grebnev, Tuva destanlarına dayanarak “kadaş” kelimesini “kadı eş” (kadı – beraber, birlikte,; eş – arkadaş) kelimesiyle bağdaştırıyor. 
Ele aldığımız bu isimlerin büyük bir çoğunluğu Tuva ve çevresinde bulunan anıtlara aittir. Tuva’da bulunan anıtlarda sadece şu üç kelimeye rastlanmıştır: yalabaç, tarkan, udış. 
Ele aldığımız unvanların tamamı adlarına anıt dikilen insanlara ait değildir. Metinlerde ölen insanın hizmet ettiği han, hatun vb. şahsiyetlerin unvanları anılmıştır. 
Ele aldığımız unvanlar çağdaş Türk dillerinde (aynı zamanda Güney Sibirya’da) eskisi gibi korunmuş olamaz. Çünkü bu unvanları ortaya koyan toplulukların ilişkileri değişik boyutlar kazanmıştır. Sadece bazı kelimeler halkın sözlü geleneğiyle veya günlük konuşmalarla günümüze kadar ulaşmıştır. 
Bunlar:
1) “beg – prens, küçük prens”. Tuva ve Kırgız dillerinde eski anlamıyla “bek” şeklinde korunmuştur. Alt. “biy”, Şor. “peg”, Hak. “pig” – memur, beyefendi, komutan (eski). Bunun dışında “bek” farklı bir şekilde erkek isimlerinin bir öğesi olarak kullanılmaktadır: Tuva. Hügbek, Kırg. Kadırbek, Üsenbek, Kuşbek vb. 
N. A. Baskakov ve A. İ. İnkijekovoy-Grekul’un “Hakasça-Rusça Sözlük” ünde (Hakassko-russkiy slovar‘) 480 tane erkek ismi vardır. Bunların içinden sadece “ügbek” ismi “bek” öğesini içermektedir. N. A. Baskakov ve T. M. Toşakova’nın “Oyratça-Rusça Sözlük”ünde (Oyrotsko-russkiy slovar‘) de yaklaşık 350 erkek ismi vardır ve bunların içinden sadece “kübek” ismine rastlamaktayız fakat bu bizim incelediğimiz anlamdaki “bek” öğesini karşılamayıp “bela, ölüm” anlamına gelmektedir. 
2) “kan – han”. Kırgız dilinde “kan” şeklinde korunmuştur. Tuva dilinde “xaan” ( “kağan” kelimesiyle doğrudan bağlantılıdır) , Hakas dilinde “xan”, Altay dilinde “kaan”, Şor dilinde “kan” şeklindedir. 
3) “katun – prenses, hanımefendi, ev hanımı”. Tuva destanında “kadın – hanın veya saray görevlilerinin karısı”; Kırgız dilinde “katın– karı, evli kadın” (kaba anlamda - karı); Altay dilinde “kadıt”(Kırgız diliyle aynı anlamda); Şor dilinde “kadın – kraliçe” (folklorda). Bu kelimenin izlerini Hakas dilinde de görebiliriz: “xat – karı” (kaba anlamda), “xazım” – evlilik, akrabalık (xazın aga – kayın birader)  
4) “elçi – büyük elçi, elçi, ulusal temsilci”. Kırgız ve Altay dillerinde “elçi – büyük elçi, haberci”. Altay dilinde “milli münadi”; Tuva dilinde “elçi – ulak” (“elçin – büyük elçi”); Şor dilinde “elci”; Hakas dilinde “nımıskan, ızılgan kizi” şeklinde kullanılır. 
5) “er – koca, kahraman, yiğit, asker”. Kırgız, Tuva ve Şor dillerinde asıl anlamını korumaktadır. Altay ve Hakas dillerinde ( ir ) “koca, erkek” anlamındadır. 
6) “eş – arkadaş, dost, silah arkadaşı”. Kırgız dilinde “eş – destek, yardım, umut”; Altay dilinde “arkadaş, dost, yoldaş, takipçi”; Tuva dilinde “arkadaş” (koca veya karı anlamında da kullanılır); Şor dilinde “eştig argış – samimi arkadaş”. 
Yukarıda verdiğimiz kelimelere aşağıdakileri de ekleyebiliriz: Yenis. “kadaş – arkadaş, öz (ve silah arkadaşı), Kırg. “(k)adaş > ayaş – arkadaş (karı veya koca olarak da kullanılır); Yenis. “oglan – yiğit, asker, muhafız, müfrezedeki kuşak” ve Tuva. “orlan – kıvrak, becerikli, cesur”; Yenis. “içreki – iç unvan”, Tuva. “iştiki – iç”, diğer dillerde de olduğu gibi “iç, iş – orta, içeri”; Yenis. “sañun – komutan, general”, Tuva. “çan-çın – general”(Çince’den); Yenis. “ınançı – vekil”, Tuva. “ınan – güven, umutlan”, Kırg. “ınan – inan”; Yenis. “öge – bilge, yönetici (ve memur), Kırg. “öödösü – yüksek, daha iyi görünmeye çalışmak, kibirlenmek”; Yenis. “tarkan” (yüksek unvanlardan biri), Tuva. “tarkan – demirci” ve etnik olarak “targat” kelimeleri arasındaki ilişkilerin açıklanması gerekmektedir. 


 
Sitedeki "Eski ve Bugünkü Yenisey Dili" adlı kitabın içeriği kaynak gösterilmek şartı ile kullanılabilir. İletişim