Tercüme ettiğimiz bu eserde bugünkü Tuva, Kırgız, Hakas, Şor ve Altay dilleri ile Yenisey anıtlarının dili karşılaştırılmış, aralarındaki ilişkiler ve bu ilişkilerin dereceleri ortaya konmuştur. 
  Eserde, morfolojik özelliklerinden dolayı Kırgız ve Tuva dilleri üzerinde daha fazla durulmuştur. Ele alınan altı dildeki fonetik olayların rahat bir şekilde anlaşılabilmesi için kelimeler tek bir transkripsiyon alfabesiyle verilmiştir. Kullanılan transkripsiyon alfabesi eserin girişinde sunulmuştur.

İyelik Kategorisi Yazdır e-Posta

Hem Yenisey anıtlarının dilinde hem de çağdaş Türk dillerinde nesnenin bir şahsa olan aitliğini belirtmek için iyelik ekleri kullanılmaktadır (Tabloya bakınız.).
Bu tipteki eki içeren bir isim yanına onu belirten şahıs zamirlerini veya 3. tekil şahıs ekini alan bir ismi (belirtici izafet durumundaki kelime grupları) alabilir.
Paralel olarak Tuva. meeñ a’dım, Kırg. menin atım – benim atım (şahıs aitliği mantıksal olarak vurgulanmaktadır) ve a’dım, atım şekilleri kullanılmaktadır. Anıtların dilinde genelde bağımsız olarak ifade edilen ve belirteçsiz I. Ve II. tekil şahıs iyelik ekini alan isimlere rastlanmaktadır.
Çağdaş dillerde belirteçler, tamlayan durumundaki şahıs zamirleri şeklinde görülmektedir.
Eski dönemlerde olduğu gibi günümüzde de aşağıda gösterilen şekilde kullanılan tamlamalar çok yaygındır:
İsim + tamlayan hâli eki + III. tekil şahıs iyelik eki alan isim (belirtili) veya yalın durumdaki isim + III. tekil şahıs iyelik eki bulunan isim (belirtisiz) veya tamlayan eki ve aitlik eki almayan iki isim (meddenin cinsi, şekli ifade edildiğinde).
elimiñ beñgüsü – benim halkımın (devletimin) ebediliği (Yenis.); kırgız oglı – Kırgız oğlu (Suci);  temir kapık – demir kapı (Orhun), çonumnuñ möñgezi, kırgıs oglu, demir xaalga (Tuva); elimdin mañgisi,  kırgız uulu, temir darbaza (Kırg.) vb.


İyelik ekleri:


Şahıslar

Diller

Yenis.

Hak.

Alt.

Tuva.

Şor.

Kırg.

I. tekil şah.

-m
-ım, -im
(-M, -IM)

-m
-m, ím

-m
-ım, -im

-m
-ım, -im, -um, üm

-m
-ım, -im, -um, üm

-m
-ım, -im, -um, üm

II. tekil şah.


-ıñ, -iñ
(-Ñ)


iñ, íñ


-ıñ, -iñ


-ıñ, -iñ, -uñ, -üñ


-ıñ, -iñ, -uñ, -üñ


-ıñ, -iñ, -uñ, -üñ

III. tekil şah.

-sı, -si
-ı, -i
(S2I, -I)

-zı, zí
-ı, -í

-zı, -zi
-ı, -i

-zı, -zi, -zu, -zü
-ı, -i, -u, -ü

-zı, -zi, -zu, -zü
-ı, -i, -u, -ü

-sı, -si, -su, -sü
-ı, -i, -u, -ü

I. çoğul şah.

-mız, -miz,

-ımız, -imiz
(-MZ, -MIZ)

-bıs, -bís

-ıbız, íbís

-bıs, -bis

-ıbıs, -ibis

-vıs, -vis,
vus, -vüs
-ıvıs, -ivis,
-uvus, üvüs

-bıs, -bis,
bus, -büs
-ıbıs, -ibis,
-ubus, übüs

-bız, -biz,
buz, -büz
-ıbız, -ibiz,
-ubuz, übüz

II. çoğul şah.

-ñız, -niz

-ıñız, -iñiz
(ÑZ, - ÑIZ, -I ÑZ)

-ñar, -ñer

-ıñar, - íñer

-gar, -ger

-ıgar, -iger

-ñar, -ñer

-ıñar, iñer
-uñer, -üñer

-larıñ,
-leriñ
-tarıñ
-teriñ
-narıñ
-neriñ

-ñar, -ñer,
-ñor, -ñör,
-ıñar, -iñer
-uñar, -üñör

III. çoğul şah.

III. tekil şahısta olduğu gibi


Örnekler


Orhun-Yenis.

Tuva.

Kırg.

Anlamı

atam, dam

adam

atam

babam

atañ, adañ

adañ

atañ

baban

atası, adası

adazı

atası

babası

atamız, adamız

adavız

atabız

babamız

atañız, adañız

adañar

atañız

babanız

 

 

atañar

 

atası, adası

adazı

atası

(onların) babası

eşim

ejim

eşim

arkadaşım, eşim

eşiñ

ejiñ

eşiñ

arkadaşın, eşin

eşi

eji

eşi

arkadaşı, aşi

eşimiz

ejiviz

eşibiz

arkadaşımız, eşimiz

eşiñiz

ejiñer

eşiñiz
eşiñer

arkadaşınız, eşiniz

eşi

eji

eşi

(onların) arkadaşı, eşi

oglım

oglum

uulum

oğlum

oglıñ

ogluñ

uuluñ

oğlun

oglı

oglu

uulu

oğlu

oglımız

ogluvuz

uulubuz

oğlumuz

oglıñız

ogluñar

uuluñuz
uuluñar

oğlunuz

oglı

oglu

uulu

(onların) oğlu

künim

xünüm

künüm

günüm

küniñ

xünüñ

künüñ

günün

küni

xünü

künü

günü

künimiz

xünüvüs

künübüz

günümüz

küniñiz

xünüñer

künüñüz
künüñör

gününüz

küni

xünü

künü

(onların) günü

İncelemekte olduğumuz bazı dillerde p, t, k, s, ş ünsüzleri ile biten kelimelerden sonra  ünlü ile başlayan bir ek geldiğinde, şayet bu ünsüzler iki ünlü arasında kalıyorlarsa tonlulaşmaktadır. Bu olay Yenisey dilinde görülmemektedir.
Kırg. p > b, k > g : kap – çuval, kabı – onun çuvalı; ak – akmak, agım – akım.
Tuva. p > v, k > g, t > d, s > z, ş > j : sook – soğuk, soogu – onun soğuğu; a’t – at, a’dı – onun atı, kıs – kız, kızı – onun kızı; daş – taş, dajı – onun taşı.
Bu olay diğer dillerin bazılarında da tipik bir özellik arz etmektedir. Bu olayla ve Tuva dilinde ek kök birleşmelerinde uzun ünlülerin oluşması ve “k, g” ünsüzlerinin düşmesiyle (dag – dağ, dag + ı = daa – onun dağı vb.) ilgili olarak fonetik olaylar bölümüne bakınız.
Yenisey dili ile karşılaştırmalı olarak Türk dillerinde tekil şahıs eklerinin morfolojik yapıları değişikliğe uğramamıştır: “-m” ve “-ñ” ekleri korunmuştur.
Tuva, Şor, Hakas ve Altay dillerinde ünlüden sonra gelen III. tekil şahıs eki tonlulaşmıştır (-sı > -zı). Kırgız dili ağızlarının çoğunda, Yeniseycede olduğu gibi, “-sı” arkaik variyantı korunmuştur. Fakat Kırgız dilinin kuzey ağızlarında “s”nin tonlulaştığı görülmekte ve incelenmekte olan ek burada “-zı” şeklini almaktadır. Bu olay Yeniseyde yaşayan Kırgızların atalarından bazılarının artık yok olmaya başlayan bu özelliği Tanrı dağlarına getirmesiyle açıklanabilir.
Yenisey anıtlarındaki 29 numaralı metnin (Altın-Köl anıtı) ikinci satırında “I K2 Z M A = ikizime – benim ikizime” şeklindedir. Burada III. tekil şahıs iyelik eki “-zi” (“-si” yerine) variyantının kullanıldığını tahmin etmekteyiz. Eğer böyle ise, daha Yenisey döneminde bazı ağızlarda iki ünlü arasında “s > z” tonlulaşması gerçekleşmiştir. Demek ki bu ekin iki variyantı da var olmuş olabilir. Birinci ağız grubunda “-sı” (Kırgız dilinde ve Türk dillerinin çoğunda korunmuştur), diğerinde ise Tuva, Hakas, Şor ve Altay dillerinde yansıtılan “-zı” varyantı kullanılmıştır.
Çoğul iyelik eklerinde Yenisey kurallarından sapma görülmektedir. ilk olarak Yenisey dilindeki “-mız” yerine incelemekte olduğumuz dillerin tümünde “-bız, -bıs veya –vıs” kullanılmaktadır. Tuva dilinde “-vıs < -bız, -bıs”, “b”nin zayıflaması sonucu ortaya çıkmıştır. Bunu bazı Türk dillerinde de görebiliriz. Örneğin, Kırgız dilindeki bazı ağılarda iki ünlü arasında bulunan “b” ve “p” zayıflamakta ve dudaksıllaşarak “v”ye yakın “B” şeklinde telaffuz edilmektedir: cazıp catabız  > cazıBataBız – yazıyoruz (şu anda), bizdin atabız > bizdin ataBız – bizim babamız.
Tuva, Şor, Hakas ve Altay dillerinde “-bız” ekindeki “z”nin tonsuzlaşması sonucunda bu ek “-bıs, -vıs” şeklini almaktadır. Aynı olay Kırgız dilinin bazı ağızlarında da görülmektedir. Bu da şimdiki Tuva, Hakas, Şor ve Altaylıların atalarının Yenisey’de yaşadıkları dönemde yakın komşuluklarının neticesinde bazı Kırgız kabilelerinin ağızlarında görülen fonetik işlevlerin bir yansımasıdır.
Eğer “ben” varyantını “men”e göre daha arkaik sayarsak, incelemekte olduğumuz “-bız, -bıs, vıs” ekleri M. S. ilk bin yılın ortalarında şeklini değiştiren Yeniseyce’deki “-mız” ekine göre daha eskidir.
Orhun-Yenisey anıtlarının dilinde yaygın olan II. şahıs eki “-ñız”, çağdaş dillerin çoğunda korunmuştur. Tuva, Şor dillerinde ve bazı başka dillerde bu ekin yerine “-ñar, -gar, -larıñ” ekleri kullanılmaktadır (tabloya bakınız). Kırgız dilinde “-ñız” eki II. tekil şahsa aitliği belirtir (muhataba saygı ile ifade edildiğinde). “sizin babanız” ifadesi Tuva ve Kırgız dillerinde şu şekildedir: sizin babanız (bir kişiye) = Kırg. atañız, Tuva. adañar; sizin babanız (birkaç kişiye saygıyla ifade edildiğinde) = Kırg. atañızdar, Tuva. adañar; sizin babanız (birkaç kişiye) = Kırg. atañar, Tuva. adalarıñar veya diyalektlerde adalarıgar.
Kırgız dilinde “-ñar” eki sadece birkaç kişiye hitap edildiğinde kullamılmaktadır. Böylece iki dilde de bu ekin anlamında bazı değişiklikler olmuştur (Tuva. –iki fonksiyon, Kırg. –bir fonksiyon).
İncelemekte olduğumuz çağdaş dillerin tümünde II. çoğul şahıs ekine olan aitliği belitmek için “l”nin düşmesiyle (Tuva ve Altay dillerinin batı ağızlarında ñ > ng > g, yani ñlar > gar) “-ñ + lar” eki (veya “-lar + ñ” – Şor dilinde) kullanılmaktadır.
Tabloda da gösterildiği gibi Yenisey dilindeki bazı ağızlarda incelemekte olduğumuz eklerin ünlü uyumuna göre iki çeşidi bulunmaktadır (-ım, -im). Aynı varyantlar Hakas ve Altay dillerinde de korunmaktadır.
Yenisey dilinin diğer bazı ağızlarında ise dudaksıllaşmış ünlüler (-ım, -im, -um, -üm) yaygındır. bu durum Tuva, Şor ve Kırgız dillerinde de görülmektedir.
Anıtların dilinde “siz” zamiri ile iyelik ekinin birleşmesine sık rastlanmaktadır. bununla birlikte bu birleşme çağdaş dillerin bir çoğunda yagın değildir. “ol”, “siler”, “olar”, “bo – bu” zamirlerini, belirtilen eklerle birleştiren ve yukarıda gösterilen eski yöntem Tuva dilinde  korunmaktadır: oom (“ol”dan) – onum(benim olan o), ooñ – onun, oozu – onunki, silerim – benim olan siz, olarım – benim olan onlar, olarıñ – senin olan onlar, oları – onun olan onlar, moom – benim olan bu, mooñ – senin olan bu, moozu – onun olan bu, moovus – bizim olan bu, mooñar – sizin olan bu.
Belirtildiği gibi Türk dillerinin bazılarında aitliği ifade etmek için tarihi kurama göre birleşik ve kökleşmiş veya kökleşmeye başlayan –nıkı, -nıyı, -nıı (değişik fonetik varyantlarıyla birlikte) şekillerinin yardımıyla oluşan bir başka yöntem yaygındır. Bu, tamlayan hâlinin “-nıñ” ekiyle (ilgi hâli) ilgi sıfatının oluşması için “-kı, -gı, -xı” eklerinin birleşmesine kadar gitmektedir.
Hak. mini (minín’-gi) – benim, sini (sinín’-gí) - senin vb.
Bu iki ek, yani “-nıñ” ve “-kı” ekleri Yenisey anıtlarının dilinde geniş bir yaygınlaşmış ve çağdaş Türk dillerinde korunmuştur. Fakat bu eklerin “-nıkı” şeklindeki birleşimine Yenisey metinlerinde rastlanmamıştır. İncelemekte olduğumuz tüm dillerde yukarıda verdiğimiz oluşum yüklem görevini üstlenmektedir.
Kırg. Bu at Acıbaydıkı – bu at Acıbay’ınkidir.
Alt. Bu attar bistiyi – bu atlar bizimdir.
Tuva. Bo a’t akımnıı – bu at abimindir.
Bo nom seeñin – bu kitap senin, Ol mal bistin – o hayvan bizim vb.
Bazı dillerde tümleç yerine de kullanılabilir.
Kırg. Biz Acıbaydıkına bardık – Biz Acıbay’ınkine gittik (onun evine, ailesine);
Tuva. Düün silerninge çordum – ben dün sizinkilere gittim.
Yenisey dilinde “-nıkı” ekinin varlığını şartlı olarak kabul etsek bile Tuva, Kırgız ve bazı başka dillerde bu ek ilk olarak fonetik varyantların (ikiden onikiye) çoğalmasıyla ve ikinci olarak da Tuva dilinde öğelerin birleşmesiyle (“-ñ” ve “-k”nin düşmesiyle –nıñ + -kı, -nıı) kendi gelişimini sürdürmüştür. Verilen şekil Yenisey döneminden sonra oluşmuşsa da aynıdır. İncelemekte olduğumuz dillerde bu ek aşağıdaki gibidir:
Kırg. –nıkı, -niki, -nuku, -nükü, -gıkı, -diki, -duku, - dükü, -tıkı, -tiki, -tuku, -tükü.
Şor. –nıyı, -niyi, -nuyu, -nüyü, -dıyı, -diyi, -duyu, -düyü, -tıyı, -tiyi, -tuyu, -tüyü.
Alt. –nıyı, -niyi, -dıyı, -diyi, -tıyı, -tiyi.
Tuva. –nıı, -nii, -nuu, -nüü, -dıı, -dii, -duu, -düü, -tıı, -tii, -tuu, -tüü.
Hak. –nii, -tii.
Karakteristik örnekler:
Kırg. meniki, Şor. meniyi, Alt. meniyi, Tuva. meeñii, Hak. minibenimki.
Kırg. atanıkı, Şor. adanıyı, Alt. adanıyı, Tuva. adanıı, -Hak. adaniibabanınki.

 
Sitedeki "Eski ve Bugünkü Yenisey Dili" adlı kitabın içeriği kaynak gösterilmek şartı ile kullanılabilir. İletişim