| Diğer İsimler ve Onlara Bağlı Kelime Grupları |
|
|
|
Anıtlarda onlarla ilgili çok az örnek vardır. Bazılarının varlığı hakkında ise sadece tahmin yürütebilmekteyiz. Her şeyden önce Yenisey anıtlarında yer alan zarflar hakkında söz etmemiz gerekmektedir:
üze – yukarıda, üzerinde; aşnu – önce, önceden; tüketi – büsbütün, tamam, tamamıyla, kesin olarak; iñez- – tereddüt etmek, şaşırmak vb. Çağdaş dillerde zarflar çok sayıda kelimelerle ifade edilmektedir. Bu dillerdeki zarfların hepsini ele alma olanağımız olmadığından sadece birkaç örneği ele aldık: Tuva. düün – dün; bögün – bugün, çayın – yazın; çaskaar – ilkbahara doğru; açar – yavaşça, xenerten – birden bire, ansızın, aniden; çaraştır – güzel, mengileştir – menim gibi, bana benzer; dalaştın-bile – acilen, aceleyle; eki kıldır – iyilikle; öcegeer – mahsus. Kırg. keçe – dün, bügün – bugün, cayında – yazın vb. Hak. çaygızın – yazın; agrin – ağır, yavaşça; ıraxtın – uzaktan; çasxar – baharda; xaydar? – nereye?, xaydan? – nereden?, xayda? – nerede?; pírge – beraber; xakastap – Hakasça; anda-mında – orda burada; püün – bugün; püül – bu yıl; çadap-çadap – zar zor. Şor. püün – bugün; püül – bu yıl; karagızın – gece; arayın – ağır ağır, yavaşça; seniyinçe – sence; tışkarı – dışarı; altırtın – aşağıdan, alttan; tigde-mında – orda burada; kayda-kayda – bir yerde; pirede – bazen; antebe – buna karşılık, onun yerine vb. Alt. emdi – şimdi; aray – yavaşça; bügün – bugün; tañda – yarın; birge – beraber; anda – orada; d‘akşı – iyi; kenetiyin (kenetiin) – birden bire, aniden; içkeeri, içkeri – içeri; altaylap – Altayca; udura – birinin karşısına; keçire – enine; katap – yine; beri – buraya; arı – oraya; önötiyin – mahsus; emeş – biraz. Yenisey dilinde de zarf çeşitleri vardı: 1) –ça, -çe : Çağdaş dillerin çoğunda korunmuştur. Kırg. kırgızça – Kırgızca; Yenis. kuşça – kuşça; marımınça – öğretmenim gibi; özünçe – kendince (Tuva. bodunuu-bile). 2) –ra, -re, -ru, -rü, -ya, -ye (Hal eklerinden): Orhun. taşra – dışarıda; içre – içeride; yagru – yakın, yakınlarda; yıraya – sola (kuzeye). Kırg. ilgeri – önceden; cogoru – yukarıya. Alt. içkeri – içeri. Hak. çasxar – baharda; andar – oraya. Tuva. işkeer – içeri; daşkaar – dışarı. 3) –tı, -ti : amtı – şimdi; edgüti – tamam vb. Çağdaş dillerde zarfların oluşumunda bir takım ekler kullanılır: 1) –ın (eski vasıta hâli eki): Tuva. kıcın – kışın; Kırg. kışın, kışında – kışın; Hak. xıs, xızın (Alt. kışkıda). 2) –dan (-dañ veya –dın - ayrılma hâli eki): Tuva. ıraktan; Kırg. ıraktan; Hak. ıraxtın; Alt. mınañ – buradan. 3) –da (bulunma hâli): Tuva. ında – orada; Kırg. anda; Hak. anda; Şor. , Alt. anda; 4) –ga (yönelme hâli): Kırg. , Alt. birge; Hak. , Şor. pírge, pirge. 5) –la, -p; (zarf fiil): Tuva. üştep – üçer; Kırg. üçtöp; Hak. , Tuva. , Şor. hakastap – Hakasça vb. Eski yazıtlarda örnekleri çok az görülen ve çağdaş dillerde çok gelişmiş olan son takı sistemi, büyük olasılıkla Yenisey öncesi dönemde oluşmaya başlamıştır(Yenis. birle – ile, beraber, Tuva. bile; Kırg. menen; Hak. pıla, pile ya da –la, -le; -mañ, -meñ, -nañ, -neñ; Şor. pıla; Alt. la, le, lo, lö; Yenis. üçün – için, çünkü; Tuva. ucun; Kırg. üçün; Hak. üçün; Şor. ücün; Alt. uçun vb.). Türk dillerinin gelişmesi esnasında sayıları çok artmıştır: a) Son takılı yardımcı kelimeler: Tuva. çanında – yanında, üstünde - üzerinde, iştinde – içinde, kırında – üzerinde, adaanda – altında, murnunda – önünde, ducunda – karşıda, ortuzunda – ortasında. Kırg. canında, üstündö, içinde. Hak. azanda – sonunda, altında – altında, ístínde – içinde, tastında – dışında. Alt. aldına – altında, üstüne – üstünde, bacında – içinden vb. b) Son takılı zarflar: Tuva. beer – ile, dolgandır – etrafta, çedir – kadar, soonda – sonra, ondan sonra, Kırg. kiyin – sonra, murun – önce. Hak. teere – kadar, üçün – için, çíli – gibi. Şor. saara – bir şeye doğru, peere – buraya, acıra – üstünde vs. Alt. ozo – önce, d‘etire – kadar, ötküre – içinden, beeri – buraya, üzeri – üstünde. Son zamanlarda bazı dillerde bazı son takılar edat ve eklere dönüşerek gramer özelliği kazanmaya başlamıştır. Örnekler: Hak. 1) –ar, -er – birşeyle, bir şey yardımıyla: togıstañar – iş hakkında, sinneñer – snin hakkında, senin yardımınla; 2) –ça, -çe, -ca, -ce – içinden, üzerinden. Diğer dillerdeki eşitlik hâline karşılık gelir: çolca – yol boyunca, taygaca – tayga içinden vb. Alt. 1) –ça, -çe, -ço, -çö – bir şeye benzerlik: sençe – sence, uulça – oğul gibi; 2) –tıy, -dıy, -tiy, -diy – karşılaştırma, benzetme : karıp bergendiy – yaşlanmış gibi. Yenisey yazıtlarında cümle dışı unsurlara da rastlanmıştır. Örn. : “erinç – belki, öyle olabilir, olabilirdi”. Günümüzde bu tür kelimelerin sayısı artmıştır. Örn. : çadavaş – olabilir, muhtemel; kiçi bodaarga – öyle olmalı; ışkaş, deg – mış gibi, herhalde vb. Yenisey tipindeki anıtlarda bugüne kadar sadece tek ünleme rastlanmıştır: “yıta! – heyhat!”. Yansıma kelimelere ise hiç rastlanmamıştır. Çağdaş dillerde bu tür kelimeler çok yaygın olup yansıma kelimelerden türemiş olanlar da görülmektedir. Örnekler: Tuva dilindeki ünlemler: Uyo – acı hissini belirtir; xaa! – hayranlık, şaşkınlık belirtir; dadayım! – korku, dehşet, ürperti belirtir; oyt! – aniden ortaya çıkma ifadesi; eçigey – üşüme ifadesi, çu-çu! – atı dehlemek için kullanılır; xöök-xöög – ineği çağırmak için kullanılır vb. Yansıma kelimeler: Ööle – ağlama ifadesi; mööle – ineğin bağırışı hakkında; aala – devamlı duymayıp tekrar soran kişi için kullanılır; a; xi-xi veya xa-xa – gülüş ifadesi; tıñ-tiñ – tel sesi ifadesi; kıñırt – çınlama ifadesi; kızaş de, kızaş kılın – kırmızı bir cismin parıltısı ifadesi; karaş de, karaş kılın – çok çabuk görünüp kaybolan siyah cisim hakkında; xerteñne – çok fazla dik yürüme ifadesi; oytañna – fazla yaslı yürüme hakkında. Kırgız dilindeki ünlemler: Töx – ah!; kokuy – oy! oy!; zır – (metalin çınlaması) yansıma sesi; dıydıy – tıknaz olmak. Hakas dilindeki ünlemler: Ax! – sıkıntı ve şaşkınlık ifadesi; yo! – sevinç, hayranlık, acı ifade eder; agaa! – sevinç ifadesi; küçük-küçük – eniği çağırmak için kullanılır. Yansıma kelimeler: xa-xa-xa – kahkaha taklidi; ap-ap-ap – köpek havlaması ifadesi; xıyır-xayır – bir cismin zik zaklı hareketini belirtir; toltay – ayakları açık durmak; añmay – ağzı açık kalmak, şaşkın şaşkın bakmak. Şor dilindeki ünlemler: ee! – ay!; pay-pay! – oha. Yansıma kelimeler: xa-xa – kahkaha taklidi; ap-ap – havlama taklidi. Altay dilindeki ünlemler: Kalak! – pişmanlık, korku, dehşeti belirtir; o d‘ayla! – pişmanlık, üzgünlük, sıkıntı ifade eder; bataa! – hayranlık ifade eder. Orhun-Yenisey yazıtlarında sadece birkaç bağlaç belirtilmiştir: yeme – ve, yine; tagı – ve, …de. . Çağdaş dillerde değişik şekillerdeki birleşik cümlelerin ortaya çıkması ve gelişmesiyle bağlaçların sayısı da artmıştır. Tuva. bolgaş, baza – ve; azı, iyikpe, çok bolza – veya, ya da; birle – bazen; a – ise; xarın – fakat; ınzalza-daa, ındıg bolza-daa, ıncalza cok – ancak, fakat, ise. Kırg. cana, da – ve; tagı – …da; ce – veya; eger – eğer. Hak. paza – ve, da, yine; daa, dee, taa, tee – bir de; alay, alay ba – veya, ya da; nime ze – veya, ya da; arsa, tañ – veya, ya; çe – fakat; tizeñ – ise. Şor. paza – ve; ebeze – eğer. Alt. emeze – veya, ya da, olmazsa, o zaman; baza – da, yine; deze – ise; d‘e – e haydi; aysa – veya. |













