Tercüme ettiğimiz bu eserde bugünkü Tuva, Kırgız, Hakas, Şor ve Altay dilleri ile Yenisey anıtlarının dili karşılaştırılmış, aralarındaki ilişkiler ve bu ilişkilerin dereceleri ortaya konmuştur. 
  Eserde, morfolojik özelliklerinden dolayı Kırgız ve Tuva dilleri üzerinde daha fazla durulmuştur. Ele alınan altı dildeki fonetik olayların rahat bir şekilde anlaşılabilmesi için kelimeler tek bir transkripsiyon alfabesiyle verilmiştir. Kullanılan transkripsiyon alfabesi eserin girişinde sunulmuştur.

Diğer İsimler ve Onlara Bağlı Kelime Grupları Yazdır e-Posta
Anıtlarda onlarla ilgili çok az örnek vardır. Bazılarının varlığı hakkında ise sadece tahmin yürütebilmekteyiz. Her şeyden önce Yenisey anıtlarında yer alan zarflar hakkında söz etmemiz gerekmektedir:
üze – yukarıda, üzerinde;
aşnu – önce, önceden;
tüketi – büsbütün, tamam, tamamıyla, kesin olarak;
iñez- – tereddüt etmek, şaşırmak vb. 
Çağdaş dillerde zarflar çok sayıda kelimelerle ifade edilmektedir. Bu dillerdeki zarfların hepsini ele alma olanağımız olmadığından sadece birkaç örneği ele aldık:
Tuva. düün – dün; bögün – bugün, çayın – yazın; çaskaar – ilkbahara doğru; açar – yavaşça, xenerten – birden bire, ansızın, aniden; çaraştır – güzel, mengileştir – menim gibi, bana benzer; dalaştın-bile – acilen, aceleyle; eki kıldır – iyilikle; öcegeer – mahsus. 
Kırg. keçe – dün, bügün – bugün, cayında – yazın vb. 
Hak. çaygızın – yazın; agrin – ağır, yavaşça; ıraxtın – uzaktan; çasxar – baharda; xaydar? – nereye?, xaydan? – nereden?, xayda? – nerede?; pírge – beraber; xakastap – Hakasça; anda-mında – orda burada; püün – bugün; püül – bu yıl; çadap-çadap – zar zor. 
Şor. püün – bugün; püül – bu yıl; karagızın – gece; arayın – ağır ağır, yavaşça; seniyinçe – sence; tışkarı – dışarı; altırtın – aşağıdan, alttan; tigde-mında – orda burada; kayda-kayda – bir yerde; pirede – bazen; antebe – buna karşılık, onun yerine vb. 
Alt. emdi – şimdi; aray – yavaşça; bügün – bugün; tañda – yarın; birge – beraber; anda – orada; d‘akşı – iyi; kenetiyin (kenetiin) – birden bire, aniden; içkeeri, içkeri – içeri; altaylap – Altayca; udura – birinin karşısına; keçire – enine; katap – yine; beri – buraya; arı – oraya; önötiyin – mahsus; emeş – biraz. 
Yenisey dilinde de zarf çeşitleri vardı: 
1) –ça, -çe : Çağdaş dillerin çoğunda korunmuştur. Kırg. kırgızça – Kırgızca; 
Yenis. kuşça – kuşça; marımınça – öğretmenim gibi; özünçe – kendince (Tuva. bodunuu-bile). 
2) –ra, -re, -ru, -rü, -ya, -ye (Hal eklerinden): Orhun. taşra – dışarıda; içre – içeride; yagru – yakın, yakınlarda; yıraya – sola (kuzeye). Kırg. ilgeri – önceden; cogoru – yukarıya. Alt. içkeri – içeri. Hak. çasxar – baharda; andar – oraya. Tuva. işkeer – içeri; daşkaar – dışarı. 
3) –tı, -ti : amtı – şimdi; edgüti – tamam vb. 

Çağdaş dillerde zarfların oluşumunda bir takım ekler kullanılır: 
1) –ın (eski vasıta hâli eki): Tuva. kıcın – kışın; Kırg. kışın, kışında – kışın; Hak. xıs, xızın (Alt. kışkıda). 
2) –dan (-dañ veya –dın - ayrılma hâli eki): Tuva. ıraktan; Kırg. ıraktan; Hak. ıraxtın; Alt. mınañ – buradan. 
3) –da (bulunma hâli): Tuva. ında – orada; Kırg. anda; Hak. anda; Şor. , Alt. anda;
4) –ga (yönelme hâli): Kırg. , Alt. birge; Hak. , Şor. pírge, pirge. 
5) –la, -p; (zarf fiil): Tuva. üştep – üçer; Kırg. üçtöp; Hak. , Tuva. , Şor. hakastap – Hakasça vb. 
Eski yazıtlarda örnekleri çok az görülen ve çağdaş dillerde çok gelişmiş olan son takı sistemi, büyük olasılıkla Yenisey öncesi dönemde oluşmaya başlamıştır(Yenis. birle – ile, beraber, Tuva. bile; Kırg. menen; Hak. pıla, pile ya da –la, -le; -mañ, -meñ, -nañ, -neñ; Şor. pıla; Alt. la, le, lo, lö; Yenis. üçün – için, çünkü; Tuva. ucun; Kırg. üçün; Hak. üçün; Şor. ücün; Alt. uçun vb.). 
Türk dillerinin gelişmesi esnasında sayıları çok artmıştır:
a) Son takılı yardımcı kelimeler: 
Tuva. çanında – yanında, üstünde - üzerinde, iştinde – içinde, kırında – üzerinde, adaanda – altında, murnunda – önünde, ducunda – karşıda, ortuzunda – ortasında. Kırg. canında, üstündö, içinde. Hak. azanda – sonunda, altında – altında, ístínde – içinde, tastında – dışında. Alt. aldına – altında, üstüne – üstünde, bacında – içinden vb. 
b) Son takılı zarflar: 
Tuva. beer – ile, dolgandır – etrafta, çedir – kadar, soonda – sonra, ondan sonra, Kırg. kiyin – sonra, murun – önce. Hak. teere – kadar, üçün – için, çíli – gibi. Şor. saara – bir şeye doğru, peere – buraya, acıra – üstünde vs. Alt. ozo – önce, d‘etire – kadar, ötküre – içinden, beeri – buraya, üzeri – üstünde. 
Son zamanlarda bazı dillerde bazı son takılar edat ve eklere dönüşerek gramer özelliği kazanmaya başlamıştır. 
Örnekler:
Hak. 1) –ar, -er – birşeyle, bir şey yardımıyla: togıstañar – iş hakkında, sinneñer – snin hakkında, senin yardımınla;
2) –ça, -çe, -ca, -ce – içinden, üzerinden. Diğer dillerdeki eşitlik hâline karşılık gelir: çolca – yol boyunca, taygaca – tayga içinden vb. 
Alt. 1) –ça, -çe, -ço, -çö – bir şeye benzerlik: sençe – sence, uulça – oğul gibi;
2) –tıy, -dıy, -tiy, -diy – karşılaştırma, benzetme : karıp bergendiy – yaşlanmış gibi. 
Yenisey yazıtlarında cümle dışı unsurlara da rastlanmıştır. Örn. : “erinç – belki, öyle olabilir, olabilirdi”. Günümüzde bu tür kelimelerin sayısı artmıştır. Örn. : çadavaş – olabilir, muhtemel; kiçi bodaarga – öyle olmalı; ışkaş, deg – mış gibi, herhalde vb. 
Yenisey tipindeki anıtlarda bugüne kadar sadece tek ünleme rastlanmıştır: “yıta! – heyhat!”. Yansıma kelimelere ise hiç rastlanmamıştır. 
Çağdaş dillerde bu tür kelimeler çok yaygın olup yansıma kelimelerden türemiş olanlar da görülmektedir. 
Örnekler: 
Tuva dilindeki ünlemler:
Uyo – acı hissini belirtir; xaa! – hayranlık, şaşkınlık belirtir; dadayım! – korku, dehşet, ürperti belirtir; oyt! – aniden ortaya çıkma ifadesi; eçigey – üşüme ifadesi, çu-çu! – atı dehlemek için kullanılır; xöök-xöög – ineği çağırmak için kullanılır vb. 
Yansıma kelimeler:
Ööle – ağlama ifadesi; mööle – ineğin bağırışı hakkında; aala – devamlı duymayıp tekrar soran kişi için kullanılır; a; xi-xi veya xa-xa – gülüş ifadesi; tıñ-tiñ – tel sesi ifadesi; kıñırt – çınlama ifadesi; kızaş de, kızaş kılın – kırmızı bir cismin parıltısı ifadesi; karaş de, karaş kılın – çok çabuk görünüp kaybolan siyah cisim hakkında; xerteñne – çok fazla dik yürüme ifadesi; oytañna – fazla yaslı yürüme hakkında. 
Kırgız dilindeki ünlemler:
Töx – ah!; kokuy – oy! oy!; zır – (metalin çınlaması) yansıma sesi; dıydıy – tıknaz olmak. 
Hakas dilindeki ünlemler:
Ax! – sıkıntı ve şaşkınlık ifadesi; yo! – sevinç, hayranlık, acı ifade eder; agaa! – sevinç ifadesi; küçük-küçük – eniği çağırmak için kullanılır. 
Yansıma kelimeler:
xa-xa-xa – kahkaha taklidi; ap-ap-ap – köpek havlaması ifadesi; xıyır-xayır – bir cismin zik zaklı hareketini belirtir; toltay – ayakları açık durmak; añmay – ağzı açık kalmak, şaşkın şaşkın bakmak. 
Şor dilindeki ünlemler:
ee! – ay!; pay-pay! – oha. 
Yansıma kelimeler:
xa-xa – kahkaha taklidi; ap-ap – havlama taklidi. 
Altay dilindeki ünlemler:
Kalak! – pişmanlık, korku, dehşeti belirtir; o d‘ayla! – pişmanlık, üzgünlük, sıkıntı ifade eder; bataa! – hayranlık ifade eder. 
Orhun-Yenisey yazıtlarında sadece birkaç bağlaç belirtilmiştir: yeme – ve, yine; tagı – ve, …de. . 
Çağdaş dillerde değişik şekillerdeki birleşik cümlelerin ortaya çıkması ve gelişmesiyle bağlaçların sayısı da artmıştır. 
Tuva. bolgaş, baza – ve; azı, iyikpe, çok bolza – veya, ya da; birle – bazen; a – ise; xarın – fakat; ınzalza-daa, ındıg bolza-daa, ıncalza cok – ancak, fakat, ise. 
Kırg. cana, da – ve; tagı – …da; ce – veya; eger – eğer. 
Hak. paza – ve, da, yine; daa, dee, taa, tee – bir de; alay, alay ba – veya, ya da; nime ze – veya, ya da; arsa, tañ – veya, ya; çe – fakat; tizeñ – ise. 
Şor. paza – ve; ebeze – eğer. 
Alt. emeze – veya, ya da, olmazsa, o zaman; baza – da, yine; deze – ise; d‘e – e haydi; aysa – veya. 

 
Sitedeki "Eski ve Bugünkü Yenisey Dili" adlı kitabın içeriği kaynak gösterilmek şartı ile kullanılabilir. İletişim